KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2014/3195 E., 2014/6550 K.·Mahkemesi : Göle Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2014
- Tarihi
- 19/07/2013
- Numarası
- 2010/61-2013/135
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacının, D.. Köyü kadastro çalışma alanında bulunan ve adına tespit edilen 117 ada 25 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün tescil harici bırakıldığını öne sürerek bu bölümün adına tescili istemiyle Kadastro Mahkemesinde açtığı davada, taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olup; bu karar uyarınca davanın aktarıldığı Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişisi Ç.. E.. A.. tarafından düzenlenen 28.06.2013 tarihli rapor ve haritada (B) harfi ile gösterilen 1604,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir.
Taşınmaz başında yapılan keşif sonucunda fen bilirkişi tarafından verilen raporda taşınmazın dere yatağında kaldığı bildirilmiş, zirai bilirkişi tarafından verilen raporda ise eriyen kar sularının akıntısı sonucu yarımada şeklini aldığı ve çayır niteliğinde olduğunu belirtilmiştir.
Uzman bilirkişiler tarafından verilen raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin, taşınmazın dere yatağı olup olmadığı hususunda jeolog bilirkişiden rapor alınması gerektiği düşünülmeksizin karar verilmesi doğru değildir. O halde doğru sonuca varabilmek için, fen ve jeolog bilirkişi ile mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıkları, huzuruyla keşif icra edilmelidir.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin dere yatağı olup olmadığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, fen bilirkişisinden temin edilebilen renkli olacak şekilde en eski ve yeni farklı uydu fotoğrafları ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle taşınmazın fotoğraf tarihlerindeki konumu, nasıl göründüğü, jeolog bilirkişisinden taşınmazın dere yatağı olup olmadığı,
taşkınlara maruz kalıp kalmadığına dair ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra dosyada toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenip sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/3195, K. 2014/6550, 21 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama