KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/1031 E., 2015/16160 K.·Mahkemesi: .. Kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2015
- Tarihi
- 15/07/2014
- Numarası
- 2014/53-2014/115
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında .. İli .. İlçesi .. Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 131 parsel sayılı 1107 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla .... adına tespit edilmiştir. Davacı çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükmün gerekçe kısmında 112 ada 16 parsel sayılı taşınmazla ilgili feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği açıklandığı halde hüküm kısmında 105 ada 131 parsel sayılı taşınmazla ilgili hüküm oluşturulduğu, böylece hükmün gerekçesi ile hükmün sonucu arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır. Anayasamızın 141. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 ve 298. maddeleri, mahkeme kararlarının "gerekçe" içermesini zorunlu kılmaktadır.
Anılan maddeler uyarınca gerekçe, "iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" içermelidir. Başka bir deyişle gerekçe; hüküm fıkrasında yazılı sonuçlara nasıl varıldığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklanmasıdır.
Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası birbirine sıkı sıkıya bağlı olup uyumlu bulunması zorunludur. Gerekçe ile kısa karar arasındaki uyumsuzluk, adalete güven ilkesini zedelediği gibi Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı prensibine, usul ve yasa hükümlerine de aykırılık teşkil eder. Bu husus. 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararı ile vurgulanmış.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/1031, K. 2015/16160, 24 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama