KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/10684 E., 2017/4842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2017
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle edinim şartlarının davacı lehine oluşup oluşmadığının araştırılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin .... maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. Adil yargılanma hakkının garantileri arasında "aleni yargılanma ilkesi" ve "hukuki dinlenilme hakkı" da yer almaktadır.
Anılan prensiplerin amacı, yargılama sürecini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini görünür kılmak, kamu eliyle karar verme sürecini denetleyerek kişinin adil yargılanma hakkını güvence altına almak ve adalete güveni korumaktır.
Anılan prensipler, mahkemelerce alınan kararların, kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş bulunan muhataplarına usulüne uygun biçimde bildirimini ve bu kapsamda kararların gerekçeli olmasını zorunlu kılmaktadır. Anayasamızın 141. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27 ve 28. maddelerinde bu hususlara işaret edilmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. ve 298. maddeleri kararın gerekçeli olmasına değinmiş olup, anılan maddeler uyarınca gerekçe, "tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" içermelidir.
Başka bir deyişle gerekçe; hüküm fıkrasında yazılı sonuçlara nasıl varıldığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklanmasıdır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası birbirine sıkı sıkıya bağlı olup uyumlu bulunması zorunludur.
Açık duruşmada tefhim olunan hüküm fıkrasında varılan sonucun nedenlerini açıklamayan ifadelerin gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi gerekçenin farklı bir sonuca ilişkin bulunması da aleni yargılanma prensibi ve hukuki dinlenilme hakkı ile doğrudan çelişmektedir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/10684, K. 2017/4842, 20 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama