KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/10693 E., 2015/14918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2015
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/06/2010
- Numarası
- 2007/3985-2010/843
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında..... Köyü çalışma alanında bulunan 122 ada 4 parsel sayılı 8.682.48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ...... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı, 1936 yılı umumi tahririnde Hazine adına kayıtlı bulunduğu ve Hazine'ye ait yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 122 ada 4 parselin mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı ..... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın sınırında bulunan mera parselinin devamı olduğu ve meradan açıldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; taraf teşkili dava koşulu olup, usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulamaz. Somut olayda davalı ......'ya dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin tebligat, herhangi bir şerh verilmeksizin köy muhtarına yapılmıştır.
Tebligat Kanunu 21. maddesinde; kendisine tebligat yapılacak kimse veya kendisi yerine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binasına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği,
ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükme bağlanmış olduğuna göre dava dilekçesi ve duruşma gününün davalı .....'ya usulüne uygun tebliğ edildiğinden ve taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; adı geçen davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/10693, K. 2015/14918, 7 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama