KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/13619 E., 2017/6086 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2017
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu .. Köyü çalışma alanında bulunan 137 ada 4 parsel sayılı 6.302,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olduğu ve kimsenin zilyetlik iddiasında bulunmadığı gerekçesiyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve müşterekleri, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne çekişmeli 137 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın 20.6.2011 havale tarihli teknik bilirkişi raporunun eki 5 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 3.383,84 metrekarelik bölümünün 1/4‘er paylarla davacılar adına tarla vasfıyla; aynı rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen 2.919,10 metrekarelik bölümünün ise davalı Hazine adına ham toprak vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, temyize konu (A) harfi ile gösterilen bölümünde davacılar ve öncesinde atalarının 50 yıldır ekonomik amacına uygun zilyetliklerinin bulunduğu, bu kısım yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki koşulların davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacılar, çekişmeli taşınmazın babaları olan ...’den kendilerine intikal ettiği ve uzun yıllardır kendi zilyetliklerinde bulunduğu iddiasıyla taşınmazın kendi adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Muris ...’nin dosya arasına getirtilen verasete esas nüfus kayıt örneğinin incelenmesinde; davacılar dışında....,...,... ve ...adında dört mirasçısının daha bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacılar ise taşınmazın murislerinden kendilerine intikal ettiği iddiasıyla sadece kendi adlarına tescil istemiyle dava açmış olup hangi hukuksal nedene dayalı olarak (taksim, bağış, satış vs.) kendi adlarına tapu iptali ve tescil isteminde bulunduklarını açıklamadıkları gibi, mahkemece de bu yönde bir araştırma yapılmamış; hangi gerekçe ile müstakilen kendi adlarına tescil talebinde bulundukları sorulmamıştır. Hal böyle olunca.
Mahkemece TMK’nın 701 ve 640. maddesi hükümleri göz önünde tutularak davacıların tek başlarına dava açma hakları bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi bakımından öncelikle davacı tarafa davasını hangi hukuksal nedene dayandırdıkları açıklattırılmalı, açıklanan dava sebebine göre taşınmaz başında mahalli bilirkişi ve tanıklar eşliğinde yeniden keşif yapılarak ileri sürülen sebep yönünden beyanlar alınıp, davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/13619, K. 2017/6086, 3 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama