KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/18024 E., 2016/1366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2016
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesine istinaden yapılan tescil harici yerlerin kadastrosu sırasında Kısık Köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 8 parsel sayılı 3.069,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ...'nın itirazı üzerine Kadastro Komisyonunca ifraz edilerek temyize konu 110 ada 12 parsel sayısı ve 1.250,73 metrekare yüzölçümü ile kadastro tutanağında 10 yılı aşkın süredir ...'nın kullanımında olduğu belirtilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı ..., taşınmazın kendi kullanımında bulunduğunu öne sürerek kullanıcı olarak adının tapuya tescili istemiyle, davacı Hazine ise kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile taşınmazın tarla vasfının kaldırılması istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda davacı ...'in davasının reddine, davacı Hazinenin davasının ise hukuki yarar yokluğundan reddine; çekişmeli 110 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Hazine vekilinin hükme yönelik diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Ancak; kadastro hakimi açık ve infazı sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde infaz hükmü kurmakla yükümlüdür.
Kadastro tespitinden sonra dava dışı 110 ada 8 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Komisyonunca ifraz edilerek çekişmeli 110 ada 12 parsel sayısı taşınmaza ilişkin kadastro komisyon tutanağı düzenlenmiş olup, Hazine adına tesciline karar verildiğinden, mahkemece “tespit gibi” şeklinde tescil hükmü kurulmasında isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/18024, K. 2016/1366, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama