KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/20736 E., 2018/3161 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "çekişmeli taşınmazların paylaşıma ya da taksime konu olup olmadığı, murisin kendi tarafından davalı adına tespitinin yaptırılıp yaptırılmadığı hususlarının belirlenmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 143 ada 18, 282 ada 129, 319 ada 39, 308 ada 4, 310 ada 82, 298 ada 194 nolu parseller hakkındaki davaların kabulü ile, bu parsellerin tapu kayıtlarının iptal edilerek davacılar ve davalıların üzerine veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murisinden intikal ettiği ve taksime konu olmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de çekişmeli taşınmazların zilyetliğinin murisin sağlığında davalı ...'e devredilip devredilmediği, taşınmazların muris tarafından Ayten'e hibe edilip edilmediği kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca doğru sonuca varılabimesi için, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak olan keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, halen kimin zilyetliğinde olup, nasıl tasarruf edildiği, zilyetliğin tarafların murisi tarafından davalı ...'e devredilip devredilmediği,
Ayten'in zilyetliğinin başlangıç tarihi ve ne sıfatla zilyet olduğu maddi olaylara dayalı olarak sorulmak suretiyle kesin olarak belirlenmeli, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli; zilyetlik ve hibe durumu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/20736, K. 2018/3161, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama