KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/793 E., 2015/14402 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2015
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak davanın kabul ve reddedilen bölümleri ile fen bilirkişi raporu arasında irtibat kurulmaması nedeni ile hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığı belirtilerek mahkemece fen bilirkişisinden çekişmeli 106 ada 3 parsel sayılı taşınmazın toprak tevzi parselleri içerisinde kalan bölümleri ile toprak tevzi parselleri dışında kalan bölümler ayrı renk ve harflerle gösterilecek şekilde infazı kabil rapor alınması ve fen bilirkişi raporu ile irtibat kurularak taşınmazın her bölümü hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gereğine" değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 106 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, teknik bilirkişinin 16.10.2014 tarihli raporu ve ekli krokide (D) harfi ile gösterilen 385,27 metrekare yüzölçümündeki kısmın aynı adanın son parsel numarası verilerek davacı adına tesciline, krokide (A), (B), (C) harfleri ile gösterilen 3.289,84 metrekare yüzölçümündeki kısmın kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece hüküm kurulurken atıf yapılan bilirkişi raporunun somutlaştırılmaması isabetsiz olup, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/793, K. 2015/14402, 30 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama