KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/9218 E., 2017/3828 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2017
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu...Mahallesi çalışma alanında bulunan 187 ada 106, 111, 113, 114, 115, 121 ve 123, 201 ada 31, 32, 33, 34, 35 ve 43 parsel sayılı münferit yüzölçümdeki taşınmazlar tapu kaydı, irsen intikal ve taksim nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiş, 04.05.2005 tarihinde satın alma nedeniyle 187 ada 106, 113, 201 ada 32 parsel ile 35 parselin 1/3 hissesi davalı ... adına, 187 ada 111, 115 ve 121, 201 ada 31, 34 parsel, 35 parselin 1/3 hissesi ile 43 parselin 1/4 hissesi davalı ... adına, 187 ada 114 ve 123, 201 ada 33 parsel ile 35 parselin 1/3 hissesi davalı ... adına,
201 ada 43 parselin 1/3 hissesi davacı ... adına tescil edilmiştir. Davacı ..., 04.05.2005 tarihinde babası ... ait taşınmazları taksim ettikleri ancak taşınmazların fiili paylaşıma aykırı olarak tapuya tescil edildiği iddiasına dayanarak taşınmazların fiili paylaşıma uygun olarak tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının davasının hukuki dayanağının 04.05.2005 tarihli satış işlemleri olmadığı, kadastro geçmeden önceki davalılarla yaptığı fiili taksimin kadastro tespitlerinde uygulanmamış olmasından kaynaklandığı belirtilerek dava tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrasındaki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, ret gerekçesi dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Çekişmeli taşınmazlar hakkındaki kadastro tespiti 16.01.1996 tarihinde kesinleşmiştir. Dava, kesinleşen tespitlere karşı değil, tespit kesinleştikten sonra tapuda 04.05.2005 tarihinde yapılan temliklerin aralarındaki anlaşmaya aykırı olduğu iddiasına dayalıdır. Hal böyle olunca, dava tespitten sonraki nedene dayalı olduğundan 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinin uygulanması mümkün değildir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/9218, K. 2017/3828, 30 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama