KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/10520 E., 2019/4200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2019
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- UYGULAMA KADASTROSU
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında ... İlçesi Nif Mahallesi çalışma alanında ve davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1299 parsel sayılı 4.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz.
275 ada 23 parsel numarasıyla ve 4.266,87 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 3077 parsel sayılı 958,00 metrekare yüzölçümümdeki taşınmaz 275 ada 16 parsel numarasıyla ve 963,36 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan 3156 parsel sayılı 550,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 275 ada 19 parsel numarasıyla ve 508,06 metrekare yüzölçümlü olarak.
3153 parsel sayılı 1.075,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 275 ada 22 parsel numarasıyla ve 1.042,31 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan 3155 parsel sayılı 550,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 275 ada 20 parsel numarasıyla ve 569,16 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan 3154 parsel sayılı 550,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 275 ada 21 parsel numarasıyla ve 560,80 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliği komşu taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 275 ada 16, 19, 20, 21, 22, 23 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile fen bilirkişilerinin 22.02.2016 tarihli raporu ve eki krokisinde (A) harfiyle gösterilen 48.49 metrekare yüzölçümündeki kısmın 275 ada 22 parsel sayılı taşınmazdan.
(B) harfiyle gösterilen 2.89 metrekare yüzölçümündeki kısmın 275 ada 21 parsel sayılı taşınmazdan, (C) harfiyle gösterilen 13.83 metrekare yüzömlçümündeki kısmın 275 ada 20 parsel sayılı taşınmazdan, (D) harfiyle gösterilen 7.34 metrekare yüzölçümündeki kısmın 275 ada 19 parsel sayılı taşınmazdan, (E) harfiyle gösterilen 34.89 metrekare yüzölçümündeki kısmın 275 ada 16 parsel sayılı taşınmazdan, (G) harfiyle gösterilen 83,96 ve (F) harfiyle gösterilen 20.96 metrekare yüzölçümündeki kısımların ise yoldan ifraz edilerek ayrı ayrı 275 ada 23 parsele eklenmesine, bu şekilde 275 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 928,47 metrekare.
275 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 500,72 metrekare, 275 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 555,33 metrekare, 275 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 557,91 metrekare, 275 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 993,82 metrekare, 275 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 4.479,23 metrekare olarak tapu kaydındaki malikleri adına ve tapu kaydındaki nitelikleri ile tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir. Davacı, kendisine ait taşınmazdaki yüzölçümü eksilmesinin taşınmazına komşu taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davalarda husumetin davacıya ait taşınmazda eksilmeye neden olan taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerekir.
Somut olayda; dava dilekçesinde 275 ada 16, 19 ve 22 parsel maliklerine yöneltilmiş, yargılama sırasında ise 275 ada 20 parsel sayılı taşınmaz maliki ile taşınmazın komşusunda yol bulunması nedeniyle Hazine, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ... Belediye Başkanlığına husumet yaygınlaştırılmıştır. Ne var ki; çekişmeli 275 ada 21 parsel sayılı taşınmazın malikine dava dilekçesi ile husumet yöneltilmediği gibi tapu maliki davaya dahil de edilmemiştir.
Taraf teşkili dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün değildir. Hal böyle olunca mahkemece öncelikle, davacı tarafa söz konusu taşınmazın tapu kayıt maliki olan ...’ın yöntemince davaya katılımını sağlamak üzere süre ve imkan tanınmalı, yöntemince taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/10520, K. 2019/4200, 10 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama