KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/13152 E., 2019/7215 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında, ...
Köyü/Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... oğlu ... adına kayıtlı bulunan eski 337 parsel sayılı 1540 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4365 ada 19 parsel numarasıyla ve 1.734,40 metrekare yüzölçümlü olarak; ... kızı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 338 parsel sayılı 860,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4365 ada 20 parsel numarasıyla ve 788,63 metrekare yüzölçümlü olarak; ... oğlu ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 339 parsel sayılı 4.160,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4365 ada 21 parsel numarasıyla ve 3.275,57 metrekare yüzölçümlü olarak;
... oğlu ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 353 parsel sayılı 1.840,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4365 ada 25 parsel numarasıyla ve 1.908,69 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında murisine ait taşınmazın yüzölçümünün sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalılara ait eski 338, 339 ve 353 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesinden kaynaklanan uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. Tapuda Mahmut oğlu ... adına kayıtlı bulunan eski 337 parsel yeni 4365 ada 19 parsel sayılı taşınmazın, kayıt maliki ...'nın vefat ettiği ve kayıt malikine ait veraset ilamına göre taşınmazda davacı ... dışında paydaşların da bulunduğu ve taşınmazın müşterek mülkiyete konu olduğu anlaşılmaktadır. Davanın, niteliği itibariyle bütün paydaşlar tarafından birlikte açılması veya tamamının katılımının sağlanması suretiyle davaya devam edilmesi zorunludur. Ne var ki mahkemece, diğer paydaşların davaya katılımları sağlanmaksızın yargılama yapılıp hüküm verilmesi cihetine gidilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/13152, K. 2019/7215, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama