KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/1421 E., 2019/1120 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda ...ı Mahallesi çalışma alanında bulunan 7001 ada 2 parsel sayılı 3.637,76 metrekare yüzölçümlü taşınmaz kargir ev ve bahçesi niteliğiyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili ve üzerindeki yapılaşmanın kal'ine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerindeki binanın kal'ine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davacı Hazine tarafından kadastro tespitinden önceki sebeplere dayalı olarak açılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesinde taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği düzenlenmiştir.
Dosya kapsamına göre; taşınmaz başında yapılan keşifte alınan beyanlar ve sonrasında fen, zirai ve inşaat bilirkişileri tarafından düzenlenen rapor içeriğinden taşınmazın üzerinde kadastro tespitinden önce davacı tarafından yaptırıldığı anlaşılan 2 katlı betonarme ev ile yine yaşları itibariyle tespitten önce davacı tarafından dikildiği anlaşılan 15 adet kiraz ağacı ve 35 adet elma ağacının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/1421, K. 2019/1120, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama