KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/14238 E., 2017/2921 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2017
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ...
Mahallesi çalışma alanında bulunan 342 ada ... parsel sayılı ....869,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın .../B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak orman vasfıyla Hazine adına tespit, Kadastro Mahkemesi kararı sonucunda ...'ın kullanımında olduğu şerhi ve bahçe niteliği ile Hazine adına tescil edilmiş, 02.06.2014 tarihinde yapılan satış neticesinde ise ... adına tescil edilmiştir.
Davacı ..., 28.09.2012 tarihinde harçlandırdığı dilekçesi ile taşınmazın bir bölümünün kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında, ..., taşınmazın kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın kullanıcısının ... olduğunun tespit edildiği, sonrasında Hazine tarafından müdahile satılarak tapusunun ... adına çıkartılmış olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 3402 sayılı Kanun'un Ek-.... maddesi ve 6292 sayılı Kanun'un amacı göz önüne alındığında beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemli davaların, Hazinenin tapu maliki olduğu taşınmazlar hakkında açılabileceğinin kabulü gerekir.
Ne var ki, dava açıldıktan sonraki tarihte, yargılamanın devamı sırasında davaya konu 342 ada ... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Yasa uyarınca satılarak Hazinenin mülkiyetinden çıktığı, müdahil ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, davaya zilyetliğin şerhine yönelik olarak devam edilemez ise de, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespiti yönünden hüküm kurulmasına engel yasal bir düzenleme mevcut olmadığı gibi davacının zilyetliğinin tespiti isteminde bulunmasında da sonrasında ileri sürülecek hak talepleri açısından hukuki yararı mevcuttur.
Bu nedenle, yargılama sırasında taşınmaz malikinin değişerek ...'ın tapu kayıt maliki olduğunun anlaşılması karşısında dava, kullanım kadastrosu sonucu oluşan tespit ve tescile itiraz davası olmaktan çıkmış, zilyetliğin tespiti davasına dönüşmüştür. Hal böyle olunca; mahkemece tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işin esasına girilerek kullanım kadastrosunun yapıldığı tarihte davacının taşınmazın asli fiili zilyedi olup olmadığı
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/14238, K. 2017/2921, 28 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama