İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/15116 K.2020/4050

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2016/15116Karar2020/4050Tarih7 Ekim 2020Okuma5 dk · 1.054 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2016/15116 E., 2020/4050 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2020
Mahkemesi
KADASTRO MAHKEMESİ
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Kanun yolu
TEMYİZ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.054 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 149 parsel sayılı 54200 metrekare ve 225 parsel sayılı 19200 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ile 78, 419, 403, 434, 456, 149, 584, 231, 215, 221, 397, 415 ve 465 parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik ve yüzölçümü haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.

Kadastro tespitinden önce Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davacı ..., ..., ... ve arkadaşları... tarafından davalı Hazine, ..., ...Belediye Başkanlığı, ... Köyü Tüzel Kişiliği ve ... aleyhine açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

Mahkemece aktarılan dava dosyası ile kadastro tutanakları birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda davacı ...’nun davasının reddine, davacı ... ve ...'ın davalarının kısmen kabulüne; çekişmeli 225, 419, 584, 403, 434, 149, 231, 215, 221, 397 ve 415 parsel sayılı taşınmazlar ile 456 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi tarafından hazırlanan 23.04.2004 havale tarihli rapor ve eki haritada (B) harfi ile gösterilen 14010 metrekare yüzölçümündeki bölümünün 1/3 payının ... oğlu ..., 2/3 payının ... kızı ... adına, çekişmeli 78,

465 ve 456 parsel sayılı taşınmazların aynı rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 13790 metrekare yüzölçümündeki bölümünün Hazine adına tapuya tesciline, 584 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan eski tek katlı evin ... oğlu ...'a havuzun ve 231 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı evin... oğlu ...'a ait olduğunun Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesi uyarınca kütüğün beyanlar hanesinde şerh olarak yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımına dayalı olarak 419, 403, 434, 225 ve 149 parsel sayılı taşınmazların vergi kaydı kapsamında olduğu, 584, 415, 397, 231, 221, 215 parsel sayılı taşınmazlar ile 456 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda gösterilen 14010 metrekare yüzölçümündeki bölümün toplam 100 dönüme tekabül ettiği, 465 parsel sayılı taşınmazın sadece otundan faydalanıldığı, 78 parsel sayılı taşınmazın ve 456 parsel sayılı taşınmazın 13790 metrekare yüzölçümündeki bölümün 100 dönümü aştığı, gerekçesiyle yazılı karar verilmiş ise de, yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.

Dava, kadastro tespitinden önce genel mahkemede açılıp Kadastro Mahkemesine aktarılan tescil davasıdır. Dava konusu taşınmazlardan 403, 465, 397 parsel sayılı taşınmazlar kadastro tutanaklarında yüzölçüm haneleri açık bırakılmak suretiyle, 149 parsel sayılı taşınmaz ise 54200 yüzölçümü ile tespit edilmiştir.

Dosya kapsamında Kadastro Müdürlüğü’nün 11.3.2004 tarihli yazısında da 149 parsel sayılı taşınmaz 54200 metrekare, 403 parsel sayılı taşınmaz 32400 metrekare, 465 parsel sayılı taşınmaz 26000 metrekare ve 397 parsel sayılı taşınmaz ise 13600 metrekare yüzölçümünde olduğu bildirildiği halde dosyaya sunulan 21.10.2003 tarihli teknik bilirkişi raporunda 149 parsel sayılı taşınmaz 30500 metrekare, 20.8.2003 tarihli teknik bilirkişi raporunda ise 403 parsel sayılı taşınmaz 34200 metrekare,

465 parsel sayılı taşınmaz 18750 metrekare ve 397 parsel sayılı taşınmaz ise 11250 metrekare olarak belirlenmek suretiyle taşınmazların yüzölçümleri hususunda çelişki oluşmasına rağmen Mahkemece bu çelişki giderilmemiştir.

Öte yandan Mahkemece mahallinde yapılan keşifte dava konusu 419 parsel sayılı taşınmaza 03.10.1936 tarih Hacı Hamo Ev Mevki, 234 numaralı vergi kaydı uygulanmışsa da fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 20.8.2003 tarihli raporda 234 numaralı vergi kaydının diğer dava konusu 403 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı,

yine keşifte dava konusu 403 parsel sayılı taşınmaza 03.10.1936 tarih Hano Civarı Mevki, 212 numaralı vergi kaydı uygulanmışsa da fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda 212 numaralı vergi kaydının diğer dava konusu 397 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı belirtilmek suretiyle vergi kayıtlarının hangi parseli kapsadığı hususunda tereddüt oluşmuş ve tereddüt Mahkemece giderilmemiştir.

Ayrıca Mahkemece dava konusu 419, 403, 434, 225 ve 149 parsel sayılı taşınmazların davacıların dayandığı vergi kayıtlarının kapsamında kaldığı belirtilmişse de dosyada dokuz adet vergi kaydı bulunduğu dikkate alındığında hangi vergi kaydının hangi taşınmazı kapsadığı açıkça gösterilmediğinden taşınmazların vergi kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı denetlenmemektedir.

Öte yandan davacıların dayanağı vergi kayıtlarının hudutlarının sabit ya da gayrisabit olup olmadığı da Mahkemece yeterince tartışılıp değerlendirilmemiş, davaya konu taşınmazların vergi kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı hususu duraksamaya yer vermeyecek biçimde tespit edilmemiş; gayri sabit hudutlu olması halinde miktar fazlası yönünden belgesiz miktarın hesabında dikkate alınmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.

Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi, mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tutanak örnekleri ve oluşumundan itibaren dayanakları olan kayıtlar ile tarafların tutunduğu vergi kayıtlarının ne sebeple tarafların kök murisi ... ile ...adına oluştuğunun...

İl Özel İdaresi’nden sorularak, cevabî yazı getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek, mümkün olduğunca yaşlı yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi kurulunun katılımı ile keşif yapılmalıdır.

Taşınmazların başında yapılacak bu keşif sırasında evvela vergi kayıtlarının taşınmazları kapsayıp kapsamadığı yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak sorulup belirlenmeye çalışılmalı, yöntemince uygulanıp kapsamları tayin edilmeli, vergi kayıtlarının hudutları itibari ile değişebilir sınırlı olup olmadığı, kayıtların değişebilir sınırlı olması halinde sabit sınırlarından başlanarak kayıt miktarı ile kapsam dışında kalan miktar fazlası bölüm belirlenmeli, çekişmeli taşınmazlar ile vergi kayıtlarının bağlantısı duraksamasız biçimde ortaya konulmalı;

ardından yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ilk olarak ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, 26.9.1969 tarihinde yapılan keşifte söylendiği gibi tarafların ortak kök murisi ...'dan kalıp kalmadığı, müşterek muris ...’dan kaldığının anlaşılması halinde mirasçıları arasında taksim edilip edilmediği, her bir taşınmazın ayrı ayrı kimin miras payına isabet ettiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde aykırılık giderilmeye çalışılmalı;

ziraat bilirkişisinden, taşınmazların toprak yapısını ve niteliğini belirten, komşu taşınmazlar ile çekişmeli taşınmazların benzer ve ayırt edici yönlerini içeren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, taşınmazların tüm yönlerinden fotoğrafları çektirilmeli;

fen bilirkişiye, keşfi takibe imkan verir, taşınmazların her birinin yüzölçümleri çelişkiye mahal vermeyecek şekilde belirlenmeli ve denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bu şekilde vergi kayıtlarının taşınmazları kapsayıp kapsamadığı ve zilyetlikle kazanma şartlarının davacılar lehine oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazların veya taşınmaz bölümlerinin vergi kayıtları kapsamı dışında kalması halinde belgesiz zilyetlik yoluyla kazanılabilecek 40/100 dönüm norm sınırına dikkat edilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

07.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/15116, K. 2020/4050, 7 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/15116
Karar No
2020/4050
Tarih
7 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/15116 K.2020/10693
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/15116 K.2020/5557
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/15117 K.2020/4051
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/15120 K.2020/4269
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/15120 K.2020/10917
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/15122 K.2020/3583

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.