KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/15901 E., 2020/2507 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2020
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 124 ada 27, 28, 129 ada 1 ve 2 parsel sayılı 679.29, 532.86, 535,62 ve 450,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 124 ada 27 ve 129 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar, tapu kaydı ve satın alma nedenleriyle ... adına.
124 ada 28 ve 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar ise aynı nedenlerle ... tespit ve tescil edildikten sonra, 124 ada 27 ve 129 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar 29.05.2012 tarihinde ... adına, 124 ada 28 parsel sayılı taşınmaz 05.05.2012 tarihinde ...'e, 129 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 05.05.2012 tarihinde İsa ve ...'e satılarak intikal ettirilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptali ve miras payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazlar davalı ... ve ... adına tespit ve tescil edildikten sonra yargılamadan önce diğer davalılara satılmış ise de, bu taşınmazların kök muris ...’dan intikal ettiğini ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek, miras payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Çekişmeli taşınmazların tapu kayıt malikleri olan davalılar ..., ... ve ... ile ...'ın, muris ... terekesine göre 3. kişi konumunda bulundukları anlaşılmaktadır. Terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir mirasçı, diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirsede, 3. kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açması hukuken mümkün değildir.
Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır.
Mirasçılardan birinin terekeye karşı 3. kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesine olanak yoktur. Bu durumda davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/15901, K. 2020/2507, 2 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama