KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/1685 E., 2017/836 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2017
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... ve Hazine vekili Avukat ... geldiler. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 393 parsel sayılı 6.132,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hak, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları tapu kaydına dayanarak dava açmışlar, yargılama sırasında Hazine çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile müdahil davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ...'ün hükme yönelik bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacı ... ...'e iadesine,
2- Mahkemece çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli 393 parsel sayılı taşınmazın doğu sınırında mera parseli bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan keşifler neticesi alınan ilk zirai raporda çekişmeli taşınmazın mera niteliğinde olduğu, ikinci zirai raporda ise dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri (35-40 yıl) tarım arazisi olarak kullanılmadığı, yoğun ot ile kaplı olduğu ve hali hazırda mera olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporlarına ekli fotoğraflardan da çekişmeli taşınmaz ile mera parseli arasında sabit sınır ve ayırıcı unsur bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, yargılama aşamasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre; taşınmazın davalıya babasından kaldığı söylenmişse de kullanılmadığı da beyan edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/1685, K. 2017/836, 14 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama