KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/17936 E., 2020/422 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ... ada 4 parsel sayılı 3.241,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, tarafların müşterek murisi ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli taşınmazın üzerinde yer alan evin kendisine ait olduğunu ileri sürerek, lehine muhdesat şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan ve hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 67,40 metrekare yüzölçümüne sahip tek katlı kargir evin, 14.77 metrekare uzunluğundaki ihata duvarının ve bu ihata duvarının içerisinde bulunduğu 295,56 metrekare uzunluğundaki tel örgünün davacı ...’a ait olduğunun tapu kaydında belirtme yapılarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; davacı, dava dilekçesinde açıkça çekişmeli 389 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan ve hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kargir evin kendisine ait olduğunu öne sürüp, bu kısım yönünden lehine muhdesat şerhi verilmesini talep ettiği halde, Mahkemece talep aşılarak davacının isteği bulunmayan ve teknik bilirkişi raporunda yeri gösterilen ihata duvarı yönünden de muhdesat şerhi verilmesi isabetsiz olduğu gibi, davacı lehine muhdesat şerhi verilen tel örgünün bütünleyici parça niteliğinde olmayıp,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/17936, K. 2020/422, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama