KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/2225 E., 2018/6498 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... sonucu ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 40 parsel sayılı 1.139,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ... adına, 107 ada 42 parsel sayılı 4.593,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise arsa vasfı ile ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 107 ada 42 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- 107 ada 40 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, çekişmeli taşınmazın müşterek muristen kaldığı ve ölüm tarihine göre tereke elbirliği mülkiyetine tabi olup taraflar dışında başka mirasçıların da bulunduğu, bu halde davacının tek başına dava açma ehliyetinin bulunmadığı, bundan ayrı davacının çekişmeli taşınmazda bulunan ahırı kullanmasının ekonomik amaca uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Davacı çekişmeli taşınmazın müşterek muris ...’tan intikal ettiği ve içinde bulunan ahırın murisin sağlığında kendisine bağışlandığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamından ve davalılardan ...’in beyanından çekişmeli taşınmazın müşterek muris ...’tan geldiği, taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişi raporunda (40B) rumuzu ile gösterilen ahırın muris tarafından davacıya bağışlandığı, zilyetliğin de davacıda olduğu anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmaz bölümü muris tarafından sağlığında davacıya verildiğinden davacının tek başına dava açmasına usulen bir engel bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/2225, K. 2018/6498, 8 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama