KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/3139 E., 2018/4448 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: ... sonucu ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 117 parsel sayılı 4.769,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz malikinin kim olduğunun bilinemediği belirtilerek tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ... öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı ... ..., çekişmeli taşınmazın miras bırakanı...dan intikal ettiği ve muris terekesinin taksim edilmediği iddiasına dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras bırakanı ...mirasçıları adına miras payları oranında tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu ve davacının kendi payına yönelik olarak dava açamayacağı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine dair yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki; dava, üçüncü kişiye karşı açılan ve miras payının adına tescili talep edilen bir dava olmayıp, dava konusu taşınmazın terekeye döndürülmesi istemine ilişkindir.
Dolayısı ile mahkemenin davacının talebini miras payına yönelik olarak değerlendirerek davacının dava açma yetkisi bulunmadığından ret kararı vermesi isabetli bulunmamaktadır.
Diğer taraftan elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640 ve 702. maddeleri uyarınca, tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup, tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olan birisi aleyhine birlikte açılması gerekir.
Bir mirasçının, özellikle acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için, bütün mirasçılar adına, yalnız başına dava açması mümkün ise de, bu şekilde açılan bir dava tüm mirasçıların katılımı sağlanmadan yürütülemez. Bu halde, diğer mirasçıların davaya katılımının sağlanması, muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanması gerekir.
Somut olayda; dosya kapsamındaki belgelerden muris ...’un davacı dışında mirasçıları bulunduğu ve davalı ...'nin de terekeye göre 3. kişi durumunda olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/3139, K. 2018/4448, 2 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama