İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/4467 K.2019/5992

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2016/4467Karar2019/5992Tarih2 Ekim 2019Okuma7 dk · 1.462 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2016/4467 E., 2019/5992 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Ekim 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.462 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle.

"Davanın mülkiyet ihtilafına ilişkin olmadığı, 2859 sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosundan kaynaklı, ortak sınırın belirlenmesine ve yenileme faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik olduğu, eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayalı karar verilemeyeceği belirtilerek; öncelikle tesis kadostrosuna ilişkin orijinal ölçü değerlerini gösterir ölçü krokisi, çekişmeli taşınmaza ve davacı taşınmazına ait yenileme tutanak örnekleri;

varsa yenileme kadastrosu sırasında yararlanılan diğer haritalar ile bilgi ve belgeler, ada raporu ile yenileme kadastrosu sonucu oluşan pafta ile diğer tüm rapor ve belgelerin getirtilmesi, pafta haritasının orijinal ölçü değerlerine uygun olduğunun anlaşılması halinde, kadastro paftası ile yenileme paftası arasında farklılık bulunmadığından 1959 yılındaki kadastro sırasında ölçüm hatası yapılıp yapılmadığının tespiti için, çekişmeli taşınmazın çevresinde tesis kadastrosunun yapıldığı 1959 yılında mevcut bulunan yapı ve tesislerin tespit edilmesi, bunun için 1959 yılı veya bu tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının temin edilmesi;

bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve üç kişilik harita mühendisinden oluşan fen bilirkişisi kurulunun katılımı ile yeniden yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, ilk tesis kadastrosu sırasında zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak, varsa bu sınırlar ile hava fotoğraflarında gösterilen sabit sınırların yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmesi, farklı açılardan fotoğraflarının çektirilmesi,

fen bilirkişilerinden yenileme kadastrosuna esas teşkil eden bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanılarak yenileme kadastrosunu denetlemelerinin istenilmesi, fen bilirkişileri raporunda, ilk tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, pafta haritasının orijinal ölçü değerlerine uygun olup olmadığı, tesis kadastrosu sırasında ölçüm hatası yapılıp yapılmadığı,

keşif sırasında belirlenecek sabit noktalardan hareketle ilk kadastro sırasında ölçüm hatası yapılıp yapılmadığı, yenileme kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların yasal hükümlere uygun olarak tespit edilip edilmediği, yenileme kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlar ve "ada raporu" ile "yenileme tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı ayrıntıların yer alması,

ayrıca fen bilirkişilerinden, ortofoto üzerinde ilk tesis kadastrosuna ait harita ile yenileme haritasını "ada" bazında, çekişmeli taşınmaz ve komşularını kapsar bazda ve ilk tesis kadastro haritası ile çekişmeli taşınmazın zeminini çakıştırır bazda en az üç adet harita ve yenileme haritasında yanlışlık varsa, doğru sınırları gösterir harita düzenlemelerinin istenilmesi, bozma sonrası düzenlenen fen bilirkişi kurulu raporunda, ilk tesis kadastro paftasında mevcut olan binaların krokide kırmızı renkle gösterilenlerinin yenileme sırasında da olduğu ve bu yapıların aynen çakıştığının belirtilmesi de dikkate alınarak,

ölçü krokisinde gözüken ancak sonradan yıkıldığı anlaşılan çekişmeli taşınmaz üzerindeki ev yerlerinin halen zemindeki ev yerlerinden hareketle harita üzerinde işaretlenmelerinin istenmesi, değerlendirme yapılırken tesis kadastrosu sırasındaki ölçü ve tersimat vb. hata yapılmadığının anlaşılması halinde, ilk kadastro paftası ile yenileme paftası arasında fark bulunmadığından davanın reddinin gerektiği, tesis kadastrosundan sonra yapılan evlerin sonuca etkili olamayacağı,

yenileme kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının yenileme kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağının göz önünde bulundurulması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 6325 ada 117 parsel sayılı taşınmazın 04.12.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 13,51 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 86,25 metrekare olmak üzere toplam 99,76 metrekarelik bölümün bu parselden ifraz edilerek davacı adına kayıtlı 6325 ada 116 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle bu parselin 477,50 metrekare yüzölçümlü olarak.

6325 ada 117 parsel sayılı taşınmazın ise 331,64 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğuna göre, bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin yerine getirilmesi zaruridir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, tanık beyanları ile 04.12.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı ve kabule elverişli olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır.

Yargıtay bozma ilamında; çekişmeli taşınmaza ait pafta haritasının orijinal ölçü değerlerine uygun olduğunun anlaşılması halinde, kadastro paftası ile yenileme paftası arasında farklılık bulunmadığından 1959 yılındaki kadastro sırasında ölçüm hatası yapılıp yapılmadığının tespiti için çekişmeli taşınmazın çevresinde tesis kadastrosunun yapıldığı 1959 yılında mevcut bulunan yapı ve tesislerin tespit edilmesi gerektiğinden 1959 yılı veya bu tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının temin edilmesi gereğine değinildiği halde, mahkemece sadece 1955 tarihli hava fotoğrafı getirtilmiş,

teknik bilirkişiler tarafından söz konusu hava fotoğrafında yapılan incelemede ise; taşınmazların hava fotoğrafında çok küçük bir alana tekabül ettiği ve net bir sonuca ulaşmaya elverişli olmadığı belirtilmesine rağmen, taşınmazların bulunduğu yerde başkaca uçuş olup olmadığı Harita Genel Komutanlığından sorulmamış, keşifte beyanlarına başvurulan bir davacı tanığı dışında yerel bilirkişi ve diğer davacı tanığının yaşı itibariyle çekişmeli taşınmazın çevresinde tesis kadastrosunun yapıldığı tarihte yapı ve tesislerin bulunup bulunmadığını bilebilecek durumda olmamalarına rağmen,

yaşları itibariyle bu hususları bilebilecek başka yerel bilirkişiler bulunup bulunmadığı araştırılmamış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tapulama çalışmaları sırasında hazırlanan 18 numaralı pafta ile yenileme çalışmaları sırasında hazırlanan paftanın çakıştırılması sırasında çekişmeli taşınmazlar arasındaki sınırların kabaca örtüştüğü, ilk tesis kadastro paftasının fiili zemini yansıtmadığı, tesis kadastrosu çalışmalarında grafik yöntem ile çizilen paftalarda özellikle pafta sınırlarında binmeler olduğu, pafta içlerinde de kaymaların bulunduğu,

keşif sırasında beyanlarına başvurulan yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının tapulama çalışmaları sırasında bulunan duvar ve binanın yıkılıp aynı yere tekrar yapıldıklarını ifade ettileri, bu kapsamda bina ve duvarın sabit sınır olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş ancak, rapor içeriğinde (A) ve (B) harfleri ile gösterildiği belirtilen bölümler rapor ekindeki krokilerde harflendirilerek gösterilmediği gibi, yukarıda belirtildiği şekilde sabit sınır olarak kabul edilen duvar ve binanın tesis kadastrosu sırasında mevcut olup olmadıklarına ilişkin tesis tarihine en yakın hava fotoğrafları getirtilerek incelenmediği gibi,

sadece bir davacı tanığının soyut beyanlarına itibar edilerek rapor hazırlanmış, mahkemece de, bu haliyle hüküm vermeye elverişli bulunmayan rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.

Hal böyle olunca; mahkemece, doğru sonuca ulaşılabilmesi öncelikle tesis kadastrosunun yapıldığı 1959 yılı veya bu tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosyaya konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve harita mühendislerinden oluşan üç kişilik fen bilirkişisi kurulunun katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşif sırasında, yerel bilirkişi ve tanıklardan, ilk tesis kadastrosu sırasında zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak, varsa bu sınırlar ile hava fotoğraflarında gösterilen sabit sınırların yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmeli, farklı açılardan fotoğrafları çektirilmeli, fen bilirkişilerinden yenileme kadastrosuna esas teşkil eden bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanılarak yenileme kadastrosunu denetlemeleri istenmelidir.

Fen bilirkişileri raporunda, ilk tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, pafta haritasının orjinal ölçü değerlerine uygun olup olmadığı, tesis kadastrosu sırasında ölçüm hatası yapılıp yapılmadığı, keşif sırasında belirlenecek sabit noktalardan hareketle ilk kadastro sırasında ölçü hatası yapılıp yapılmadığı, yenileme kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların yasal hükümlere uygun olarak tespit edilip edilmediği,

yenileme kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlar ve "ada raporu" ile "yenileme tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı ayrıntılar yer almalıdır.

Ayrıca fen bilirkişilerinden, birincisi ortofoto üzerinde ilk tesis kadastrosuna ait harita ile yenileme haritasını "ada" bazında, ikincisi çekişmeli taşınmaz ve komşularını kapsar bazda, üçüncüsü ise ilk tesis kadastro haritası ile çekişmeli taşınmazın zeminini çakıştırır bazda en az üç adet harita ve yenileme haritasında yanlışlık varsa, doğru sınırları gösterir harita düzenlemeleri istenmeli, önceki tarihli bozma sonrası düzenlenen fen bilirkişi kurulu raporunda,

ilk tesis kadastro paftasında mevcut olan binaların krokide kırmızı renkle gösterilenlerinin yenileme sırasında da olduğu ve bu yapıların aynen çakıştığının belirtilmesi de dikkate alınarak, ölçü krokisinde gözüken ancak sonradan yıkıldığı anlaşılan çekişmeli taşınmaz üzerindeki ev yerlerinin halen zemindeki ev yerlerinden hareketle harita üzerinde işaretlenmeleri istenmelidir.

Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken tesis kadastrosu sırasındaki ölçü ve tersimat vb. hata yapılmadığının anlaşılması halinde, ilk kadastro paftası ile yenileme paftası arasında fark bulunmadığından davanın reddinin gerektiği, tesis kadastrosundan sonra yapılan evlerin sonuca etkili olamayacağı, yenileme kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının yenileme kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya, yetersiz teknik bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/4467, K. 2019/5992, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/4467
Karar No
2019/5992
Tarih
2 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/4486 K.2019/5809
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/4491 K.2019/3655
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/4492 K.2019/3650
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/4493 K.2019/3648
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/4493 K.2019/6588
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/4509 K.2019/3773

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.