KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/5492 E., 2019/643 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2019
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 149 ada 2; 211 ada 11, 12; 214 ada 4; 224 ada 66 parsel sayılı ve sırasıyla 1.578,44; 3.203,20; 85,97; 5.067,81 ve 1.350,77 metrekare yüzölçümlü taşınmazlardan, 224 ada 66 parsel sayılı taşınmaz iki katlı kargir bina ve bahçe vasfıyla, diğer parseller ise tarla vasfıyla, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların murisi ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların, davacının babası ve davalıların dedesi olan ve 1974 yılında ölen muris ...’dan intikal etmiş ise de davalıların babası ile birlikte bir müddet taşınmazları ekip biçen davacının 1996’da köyden göç ederek gittiği, dava tarihinden iki sene önce köye döndüğü, bu haliyle davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
Ne var ki, çekişmeli taşınmazların mahkemenin de kabulünde olduğu şekilde tarafların ortak murisi ...’dan kaldığı dosya kapsamı ile belirlenmiş olduğu gibi, murisin mirasçıları arasında yöntemince taksim yapılmadığı ve terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu da anlaşılmaktadır. Bu durumda mirasçıların birinin kullanımının tereke adına sayılacağı, mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğin mümkün olmadığı kuşkusuzdur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/5492, K. 2019/643, 5 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama