KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/5555 E., 2019/1390 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu .... Köyü çalışma alanında bulunan 161 ada 2 parsel sayılı 67,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kendisine ait olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli taşınmazın yaklaşık 20,00 metrekare yüzölçümlü bölümü ile bu bölüm üzerinde bulunan samanlığın kendisine ait olduğunu ileri sürerek dava açmış olup davalı ... 12.09.2014 dilekçesi ile davayı kabul ettiğini bildirdikten sonra 03.04.2015 tarihli duruşmadaki imzalı beyanı ile de, davayı kabul ettiğini ancak bu yanlışlığın oluşmasına kendisi sebebiyet vermediğinden, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, kabul beyanının şarta bağlanamayacağı gerekçe gösterilerek, davalının kabul beyanına değer verilmeyip, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemenin bu gerekçesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Şöyleki, 6100 sayılı HMK'nın 311. maddesinde davayı kabulün kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı ifade edildikten sonra anılan Yasa'nın 312/2. maddesinde davalının davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş olması ve yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunu kabul etmesi halinde yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilemeyeceği belirtilmiştir.
Anılan Yasa hükümleri göz önüne alındığında davalının, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamayı istemesi, usul yasasında davanın kabul edilmesi haline özgü yargılama giderlerine ilişkin lehe düzenlemenin, kendisi hakkında uygulanması talebine yönelik olup, bu istek, davayı kabulün şartı olarak değerlendirilemez.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/5555, K. 2019/1390, 4 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama