KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/7300 E., 2018/3113 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2018
- Dava türü
- TESCİL
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vd. vekili Avukat ... ile Hazine vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar ... ve ..., ... İlçesi ... Mahallesi kadastro çalışma alanında bulunan taşınmazın ... ada ... parsel numarasıyla yalnızca 42.900,00 metrekare yüzölçümündeki bölümünün adlarına tespit ve tescil edildiğini, geri kalan kısmının tescil harici olarak bırakıldığını, öne sürerek bu bölümün adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemelerce tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uyumlu olması zorunludur. Mahkemece; kısa kararda "davanın reddine" dair hüküm kurulduğu halde, gerekçeli kararda "davanın reddine ... ada ... parsel sayılı taşınmazın TMK'nın 713/6 maddesi gereğince davalı Hazine adına tesciline" şeklinde hüküm kurulmuş ve bu şekilde kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Kısa kararın gerekçeli karara aykırı olması, mahkemelere olan güveni zedeleyeceği gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2. maddesine de aykırılık oluşturmaktadır. Bu durum. 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma nedenidir. Diğer yandan, dava konusu olmayan ve davacılar adına tapuda kayıtlı ... ada ... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesinde dahi isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/7300, K. 2018/3113, 8 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama