KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/754 E., 2016/3002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2016
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında .....Köyü çalışma alanında bulunan ve temyize konu edilen 118 ada 5, 118 ada 6 parsel sayılı 10.099.97, 22.599.71 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 118 ada 5 sayılı parsel davalı ..., 118 ada 6 sayılı parsel davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı, 1936 yılı umumi tahririnde kayıtlı bulunduğu ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve temyize konu 118 ada 5 ve 6 sayılı parsellerin mera olarak sınrlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak 11.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 19.01.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na eklenen 36/A maddesinde Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmayacağı 17. madde ile aynı kanuna eklenen 3402 sayılı Kadastro 11. geçici madde ile de 36/A maddesi hükmünün henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama
giderleri için de uygulanacağı düzenlenmiştir. Hal böyle olunca.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/754, K. 2016/3002, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama