KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/8408 E., 2019/3778 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "davacının dava konusu taşınmazların kendisine ait olduğunu ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuş ise de; yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu parsellerin daha önce davacının babası tarafından kullanıldığını, onun ölümüyle davacı tarafından tasarruf edildiğini açıkladıklarına ve dosya arasında bulunan davacının babası ...’a ait veraset belgesinde murisin 22.05.2008 tarihinde öldüğünün anlaşılmış olmasına göre, murisin terekesinin TMK’nın 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu,
elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payı olmayıp her birinin payının taşınmazın tamamı üzerinde söz konusu olduğu, davacı dışında başka mirasçıların da bulunduğunun veraset belgesiyle sabit olduğu göz önüne alınarak; öncelikle, dava konusu taşınmazların mirasçılar arasında yapılan paylaşım ya da murisin sağlığında yapılan bir satış veya bağış yoluyla davacıya geçmiş olup olmadığı, başka bir ifade ile aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığının araştırılması, aktif dava ehliyeti bulunduğunun anlaşılması halinde bu kez 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince miktar araştırmasının yapılması,
davacı ve miras bırakanının dava konusu yerlerin Hazine adına idari yoldan tapuya bağlandığı 08.05.2007 tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığı hususu üzerinde durulması; dava konusu taşınmazlar mirasçılar arasında yapılan paylaşım ya da murisin sağlığında yapılan bir satış veya bağış yoluyla davacıya geçmemiş ise, terekeye dahil bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçı tek başına üçüncü kişilere karşı iptal ve tescil isteğinde bulunamayacağından aktif dava açma hukuki ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmesi,
ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 106 ada 2 parsel (eski 1861) sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; çekişmeli 106 ada 3 (eski 1862) parsel sayılı taşınmazın 15.10.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 31.279,16 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; davalı Hazine'ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/8408, K. 2019/3778, 15 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama