KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/9649 E., 2020/1514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ...Köyü çalışma alanında bulunan 43, 44, 46, 47, 48, 50, 51, 53, 55 parsel sayılı 137825, 117250, 54625, 58000, 15750, 102000, 98125, 152750, 992250 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 43, 46 ve 51 parseller tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle ... adına. 44, 47, 48 ve 50 parseller aynı nedenlerle ... mirasçıları adına ve 53 ve 55 parseller ise ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı ... uyruklu ... oğlu ..., tapu kaydına dayanarak kadastro tespitinin iptali ve taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Yargılama sırasında Hazine, taşınmazın ... uyruklu ... oğlu ... adına tescilinin gerektiğini ve Bakanlar Kurulu Kararı ile ... uyrukluların mallarına Hazinece el konulduğunu ileri sürerek; ..., ..., ..., ..., ..., ..., Hüseyin Batıhan, ... ve ..., kadastro sonrası gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine dayanarak davaya katılmışlardır.
Kadastro Mahkemesinin 1965/184 Esas, 2008/12 Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonunda davacının ve müdahil Hazinenin davasının reddine, çekişmeli 43, 44, 46, 47, 48, 50, 51, 53 ve 55 parsel sayılı taşınmazların veraset ilamlarındaki payları oranında tespit maliki mirasçıları adına tesciline; müdahil ..., ..., ..., ..., ..., ..., Hüseyin Batıhan, ... ve ... yönünden ise taleplerinin kadastro tespitinden sonraki haklara dayanması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın yetkili ve görevli ...
Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Görevsizlik kararının 16.07.2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın davaları yönünden yargılama yapılmak üzere dosyanın gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Mahkemesinin 1965/184 Esas, 2008/12 Karar sayılı dosyasında, müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın kadastro tespitinden sonraki sebebe dayanan davaları hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dava dosyası görevli mahkemeye gönderilerek esasa kaydedilmiştir.
Dolayısıyla bu dosyanın davacıları, davaları hakkında görevsizlik kararı verilen müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... olup, davalıları ise kendilerine husumet yöneltilen çekişmeli taşınmazların kayıt malikleridir. Ne var ki mahkemece, karar başlığında davacı olarak yer alması gereken ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterildiği gibi, asıl davalı olması gereken kişiler de davada taraf olarak gösterilmemiştir.
Açtığı dava Kadastro Mahkemesi’nde reddedilen ve kesinleşen Hazine bu dosyada taraf olmamasına rağmen, karar başlığında davacı olarak gösterilerek talebi hakkında yeniden hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesi uyarınca, davada yer alan tarafların kararda doğru ve eksiksiz şekilde gösterilmeleri gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/9649, K. 2020/1514, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama