KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/9849 E., 2017/1125 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2017
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Daha önce tescil harici bırakılan yerlerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesine istinaden yapılan kadastro sırasında ...
Köyü çalışma alanında bulunan 1177 ada 313 parsel sayılı 2.680,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, ...'nın itirazı üzerine Kadastro Komisyonunca taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının ...'ya ait olduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemiyle, davacı Hazine ise beyanlar hanesindeki şerhin iptali istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda davacı Hazine ile davacı ...'nın davalarının ayrı ayrı reddine, çekişmeli 1177 ada 313 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazine vekilinin hükme yönelik diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. Ancak; kadastro hakimi açık ve infazı sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde infaz hükmü kurmakla yükümlüdür.
Kadastro tespitinden sonra Kadastro Komisyonunca çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro komisyon tutanağı düzenlenmiş olup, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının ...'ya ait olduğu şerhinin yazılmasına karar verildiğinden, mahkemece “tespit gibi” şeklinde tescil hükmü kurulmasında isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/9849, K. 2017/1125, 24 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama