KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/1046 E., 2020/3194 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 324 ada 4 parsel sayılı 102,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyl,e üç katlı ahşap bina ve bahçe vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin katındaki üç odadan ortadaki odanın kendisine ait olduğu iddiasıyla, bu odanın kendisine ait olduğu hususunun beyanlar hanesinde gösterilmesi ve bu odaya isabet edecek arsa payının adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne çekişmeli 324 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan 1/15 hisse payının iptali ile davacı ... adına tesciline, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “bu taşınmaz üzerindeki binanın zemin katındaki orta oda ...’a aittir” belirtmesinin yapılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, niteliği itibarı ile 3402 sayılı Kanun'un 19/2 maddesinde düzenlenen muhdesat şerhi istemine yöneliktir. Mahkemece, çekişmeli 324 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın odalarından birinin kendisine ait olduğu şerhinin beyanlar hanesinde belirtilmesi ve bu odaya düşen arsa hissesinin davacı adına tescili istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde belirtilmiş olup, bu husus aynı zamanda Anayasa'nın 141/3. maddesinin de amir hükmüdür.
Buna göre mahkeme kararlarının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsaması zorunludur.
Tarafların, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilmeleri ve Yargıtay'ın kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığını denetlemesi ancak kararın gerekçeli olmasıyla mümkündür. Hüküm fıkrasında varılan sonucun nedenlerini açıklamayan ifadelerin gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/1046, K. 2020/3194, 21 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama