KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/326 E., 2020/5070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2020
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesi gereğince tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Dolayısıyla, muhataba önce bilinen en son adresi esas alınarak tebligat çıkartılmalı, bu tebligat yapılırken Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi hükmü göz önüne alınmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa o zaman adres kayıt sistemindeki adresine önce mernis şerhi düşülmeksizin tebligat çıkartılmalı, bila ikmal dönmesi durumunda aynı adrese mernis adresi olduğuna ilişkin şerh düşülmek suretiyle 7201 sayılı Yasa'nın 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılmalıdır.
Somut olayda; gerekçeli karar tebliği, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ......, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile davalı ... mirasçıları ..., ..., ... ve ...’e tebligat adresinin mernis adresi olduğu şerhi konularak Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan yapılmış olup, söz konusu tebligatın, yukarıda açıklanan ilke ve kurallara aykırı şekilde yapılmış olması nedeniyle usulsüz olduğu açıktır. Hal böyle olunca; Mahkemece, adı geçen kişilere gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenilmesi,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/326, K. 2020/5070, 4 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama