KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/4865 E., 2020/3964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 17 parsel sayılı 487.745,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olduğu ve kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı belirtilerek, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 2013 yılında mera olarak tahsis edilmiştir.
Davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ile kendisi ve kardeşleri adına müşterek olarak tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın 18.09.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının tapusunun iptaliyle bulunduğu adanın son parsel numarası verilerek 1/3 oranında davacı ... adına, 2/3 oranında Hazine adına ham toprak vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın mevcut tapu maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kazanmayı sağlayan zilyetlik koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, Mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dava konusu yerin, mera olarak tahsis edilen taşınmazın tam ortasında kaldığı, ziraat bilirkişisi raporuna göre de taşınmazın 15-20 yıldır hiç kullanılmadığı ve taşınmazın üzerinde tamamen yabani çalılık ve ağaç köklerinin bulunduğu, bu haliyle çekişmeli taşınmaz bölümünde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/4865, K. 2020/3964, 2 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama