KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/5013 E., 2020/4571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1974 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı Hazine, taşınmazın adına tescili talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen ve harita mühendisi bilirkişilerinin 30.06.2015 tarihli raporu ve ekindeki koordinatlı krokide ''(A) (7.770,13 metrekare) – (D) (8.038,56 metrekare)'' harfi ile gösterilen toplam 15.808,69 metrekare yüz ölçümündeki tapulama harici arazinin, davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan fen ve harita mühendisi bilirkişilerinin raporu ekindeki krokide (A) ve (D) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümleri üzerinde, davacı lehine, zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Mahkemece yapılan 12.05.2015 tarihli keşifte davacı, dava konusu taşınmaz üzerindeki büyük taşları bir önceki yıl temizlediğini ifade etmiş; keşifte dinlenen tanık ve bilirkişiler de temyize konu taşınmaz bölümlerinin birkaç yıldır kullanıldığını, taşınmaz üzerindeki taşların yeni temizlendiğini beyan etmişlerdir.
Buna göre, davacının çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerindeki zilyetlik süresinin kazanmayı sağlamaya yeterli olmadığı ve buna bağlı olarak lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/5013, K. 2020/4571, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama