İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/2720 K.2021/3445

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 08.04.2021 gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili…

Esas2018/2720Karar2021/3445Tarih8 Nisan 2021Okuma5 dk · 1.044 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2018/2720 E., 2021/3445 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2021
Dava türü
TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.044 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 08.04.2021 gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat...geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı ..., davalı Hazinenin kayden maliki olduğu ...

Mahallesi (Akse) 1558 parsel sayılı taşınmazın 775 sayılı Yasa ve 2981 sayılı Yasa hükümleri uyarınca bedelsiz olarak belediyeye intikal ettiğini ileri sürerek, mülkiyet tespiti istemiyle Hakem Sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmış ve Mahkemece hakem sıfatıyla verilen, davanın kabulüne ilişkin hüküm, davalı Hazinenin itirazı üzerine, “19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 sayılı Yasa'nın 24. maddesi ile 3533 sayılı Yasa'nın 4. maddesi hükmü değiştirilerek, taşınmazın aynı ile ilgili ihtilafların genel mahkemelerde çözüme kavuşturulacağının hükme bağlandığı” gerekçesiyle ortadan kaldırılarak,

görevsizlik kararı verilmiş ve davalı Hazinenin süresinde başvurusu üzerine genel Mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin eldeki esasına kaydedilmiştir.

Yargılama sırasında davacı ... vekili, çekişmeli taşınmazın dava tarihinden sonra şuyulandırma işlemine tabi tutularak çok sayıda imar parseli oluşturulduğunu belirterek, 1558 sayılı parselin imar uygulamasına tabi tutulması suretiyle oluşan parsellerden 5201 ada 2 ve 5234 ada 11 sayılı parseller dışındaki imar parselleri bakımından tapu iptali ve davacı ... adına tescil talebinde bulunmuştur.

Mahkemece verilen önceki hüküm, Dairemizin 09.05.2014 tarih ve 2013/8932-2014/5766 sayılı ilamı ile, "davacı vekilinin, 22.03.2011 tarihli dilekçesiyle yasal düzenlemelere uygun olarak ıslah talebini ve içeriğini açıkladığı, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu,

bu tür bir davada, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca dava değerinin çekişmeli taşınmazların toplam değeri olacağı ve belirlenen bu değer üzerinden Harçlar Kanunu'nun 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı, 492 sayılı Kanun'un 32. maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağının vurgulandığı belirtilerek, dava değeri belirlendikten sonra nispi peşin harcın alınması ve bu gereklilik yerine getirildiği takdirde diğer ıslah koşullarının yerine getirilmesi,

ondan sonra davaya devam edilerek işin esası bakımından karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının 5201 ada 2, 3 ve 5234 ada 11 sayılı parsellere ilişkin talebinin reddine, diğer imar parselleri bakımından davacının isteminin kabulü ile toplam 215 adet imar parselinin 775 sayılı Yasa'nın mülga 3. maddesi gereğince davacı ...

Belediyesine intikal ettiğinin tespitine” karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, çekişmeli taşınmazların mülkiyetlerinin 775 sayılı yasanın 3. maddesi gereğince Belediyeye intikal etmesi gerektiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; uyuşmazlık konusu, çekişmeli taşınmazların mülkiyetinin Yasa gereği kendiliğinden Belediye’ye geçip geçmediği noktasında toplanmaktadır.

5393 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırdığı 5272 sayılı Kanunla iptal edilen 1580 sayılı Yasa'nın 159. maddesinde.

"Belediye sınırı içinde sahipsiz arazi mahiyetindeki seyrangah, harman yeri, çayır, mer'a, koruluk ve bataklıkların ve belediye marifetiyle deniz, nehir ve gölden doldurulmuş olan yerlerin ve yıkılmış kale ve kulelerin metruk arsaları ve enkazının tasarruf, idare ve nezareti kaffei hukuk ve vecaibi ve varidatı ile beraber belediyelere devrolunur" şeklindeki düzenleme ile nitelikleri belirtilen taşınmazların sadece tasarruf, idare ve nezaretinin belediyelere intikal edeceği öngörülmüş olup, mülkiyetinin devrine dair bir hükme yer verilmemiştir.

Öte yandan 3194 sayılı İmar Yasası'nın 11. maddesi hükmü ile de, istisnaları ayrık tutularak, nitelikleri madde metninde sayılan, ... Genel Müdürlüğünün, Özel İdarenin ve Hazinenin mülkiyetindeki arsa ve arazilerin hangi esas ve usullerle belediyeye devredileceği gösterildikten sonra devrin ancak, valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile gerçekleştirilebileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, anılan yasal düzenlemeler karşısında çekişmeli taşınmazların mülkiyetinin kendiliğinden belediyeye geçtiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Kaldı ki, bu yolda bir işlem yapıldığı da iddia ve ispat edilmiş değildir.

Ayrıca, mahkemece hükme dayanak yapılan 20.07.1966 tarihinde yürürlüğe giren 775 Sayılı “Gecekondu Kanunu”nun “Belediyelere Arsa Sağlanması” başlıklı 3. maddesi, yasadaki istisna halleri ayrık ve yine yasada belirtilen koşulları mevcut olmak kaydı ile Hazinenin özel mülkiyetindeki ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazların bedelsiz olarak ilgili belediyelerin mülkiyetine geçeceğini öngörmüş olmakla beraber, anılan yasa hükmü, 03.07.2003 tarih 4916 sayılı Yasa'nın 38. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Diğer taraftan, 24.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5272 sayılı Belediye Kanununun geçici 1. maddesi ile de istisna kuralları getirilerek, bu ayrıcalıklar dışında kalan Hazineye ait taşınmaz malların yasada belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde ilgili belediyelere bedelsiz devredileceğine ilişkin düzenlemenin 5281 sayılı 31.12.2004 tarihli, 25687 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 45/10. maddesi ile 24.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Yasa'nın 44/7. maddesi hükmü ile yürürlükten kaldırıldığı,

bu düzenlemenin ise Anayasa Mahkemesinin 18.01.2005 tarih 2004/118-2005/8 sayılı kararı ile iptali sonucu yürürlükten kalktığı, sonradan yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda ise benzer bir hükme yer verilmediği bilinmektedir.

Buna göre Mahkemece hükme esas alınan yasal düzenlemenin hüküm tarihinde mer’i olmadığı açık olup, tamamlanmış bir hukuki işlem olmadığından davacı ... lehine kazanılmış hak da mevcut değildir. 5272 sayılı Kanun'un 5281 sayılı Yasayla iptalinden önceki geçici 1. maddesi 775 sayılı Yasa'nın 3. maddesi hükümleri incelendiğinde, anılan düzenlemelerin konusunu teşkil eden hak bakımından mülkiyeti kendiliğinden nakleden hükümlerin bulunmadığı, lehdarı idarelere tescil isteme hakkı verildiği anlaşılmaktadır.

Ne var ki; mahallinde yapılan uygulama neticesinde hazırlanan teknik bilirkişi rapor ve krokisinde, dava konusu alanın yeterince araştırılmadığı, dava konusu alanın hangi imar uygulamalarına tabi tutulduğunun ve imar uygulamasından önceki ve sonraki niteliklerinin belirlenmediği ve usulüne uygun olarak koordinatlı bir şekilde krokiye yansıtılmadığı; çekişmeli taşınmazların tedavüllü tapu kaydı ile dayanak belgelerinin getirtilmediği; taşınmazın imar uygulamalarından önceki vasfının ve Hazine ile ilgisinin bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanmadığı ve çekişme konusu yerin Belediyeye devri gereken yerlerden olup olmadığı hususu üzerinde de durulmadığı anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca.

Mahkemece, açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak dava konusu alanın hangi tarihte belediye mücavir sahası içerisine alındığının belirlenmesi; çekişmeli yere ilişkin kadastral pafta ile taşınmazın tedavüllü tapu kayıtları ve dayanak belgeleri getirtilerek davaya konu taşınmazın şuyulandırma işlemleri öncesi ve sonrası niteliklerinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmesi ve 775 sayılı Yasa'nın mülga 3. maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin, saptanması,

SONUÇ / HÜKÜM

ondan sonra toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/2720, K. 2021/3445, 8 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2720
Karar No
2021/3445
Tarih
8 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/2730 K.2021/2665
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/2740 K.2021/2925
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/2769 K.2021/2923
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/2773 K.2021/2072
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/2794 K.2021/3369
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/2798 K.2021/2663

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.