KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2018/2739 E., 2020/6488 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2020
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 3 parsel sayılı 6.156,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağış nedeniyle davalılar ..., ... ve ... adına fındıklık vasfıyla tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın bir bölümünün 1988 yılında kamulaştırıldığı iddiasına dayanarak, taşınmazın 977,36 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, davaya konu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı hissesi üzerinde muhtelif şahıslar lehine haciz ve ipotek şerhleri bulunduğu halde, bu şahıslar davada taraf olarak yer almamış ve taraf teşkili eksik bırakılmıştır.
Ayrıca davacı tarafça dosyaya sunulan 17.01.1989 tarih ve 124 yevmiye numaralı tapu kaydına göre, Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.08.1988 tarih ve 1988/521 Esas, 1988/274 Karar sayılı kararının kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği ve kamulaştırılan taşınmaz bölümüne ilişkin haritanın davacı tarafça dosyaya sunulduğu anlaşılmakta olup, yalnızca davacı tarafça sunulan krokiler esas alınarak hüküm kurulamayacağı gözetilerek, söz konusu tapu kaydının dayanağı olan kroki ve harita getirtilmemiş ve mahallinde yöntemince uygulanmak suretiyle kapsamı belirlenmemiştir.
Hal böyle olunca; mahkemece öncelikle davacıya, çekişmeli taşınmaz üzerinde lehine ipotek ve haciz şerhleri bulunan üçüncü kişilere davasını yöneltmesi için süre ve imkan tanınarak taraf teşkili sağlanmalı; ardından davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydı ve bu kaydın oluşumuna esas Mahkeme ilamı ile eki kroki ve harita ilgili yerlerden getirtilerek mahallinde yöntemince uygulanmalı ve kapsamları belirlenmeli; böylelikle dava konusu taşınmazın tamamen ya da kısmen kamulaştırılan alanda kalıp kalmadığı açıklığa kavuşturulmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/2739, K. 2020/6488, 28 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama