KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2018/2893 E., 2021/621 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2021
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında, ...,... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 970 parsel sayılı 46.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 362 ada 17 parsel numarasıyla ve 58.592,84 metrekare yüzölçümlü olarak; davacı ... ve müştereği dava dışı ... adına kayıtlı bulunan eski 971 parsel sayılı 45.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 362 ada 18 parsel numarasıyla ve 40.009,10 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında, paylı olarak adına kayıtlı bulunan 362 ada 18 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ve söz konusu eksikliğin aynı ada 17 parsel sayılı taşınmazda kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu 362 ada 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesinden kaynaklanan uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. Mahkemece, uygulama kadastrosu faaliyetlerinin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı, davacının paylı olarak adına kayıtlı bulunan taşınmazın yüzölçümündeki farkın, tesis kadastrosu sırasında kullanılan ölçüm tekniği ve alan hesaplama yöntemindeki yetersizlikten kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ...’ın kayıt maliki olduğu (eski 971) yeni 362 ada 18 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet rejimine tabi olduğu, ancak paydaşlardan ...’ın davada taraf olmadığı anlaşılmaktadır. Davanın niteliği itibariyle verilecek hüküm, tüm paydaşların hukukunu etkileyeceğinden, davanın bütün paydaşlar tarafından birlikte açılması veya davaya, paydaşların tamamının katılımının sağlanması suretiyle devam edilmesi gerekmektedir.
Ne var ki Mahkemece, bu gereğe riayet edilmemiş ve aktif dava ehliyetindeki bu eksiklik gözden kaçırılmıştır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/2893, K. 2021/621, 2 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama