KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2018/3145 E., 2021/694 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2021
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle.
"Dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmazların tarafların ortak murisi ...'e ait olduğunun anlaşıldığı, davalı taraf açıkça paylaşma iddiasına dayanmadığı halde Mahkemece davalıların murisi ... 'in uzun süreli kullanımının taksime karine olarak kabul edilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek, mahalinde yeniden keşif yapılarak taşınmazların mirasçılar arasında taksim edilmiş ise kim tarafından ne şekilde kullanıldığının, taksim edilmiş ise tüm mirasçıların taksime iştirak edip etmediğinin araştırılması,
taksimin kanıtlanamaması halinde davacı ve katılanın miras payları oranında davanın kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, yargılama sırasında vefat eden müdahil ...'ın mirasçısı (eşi) olan davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalının taşınmazın babası tarafından üçüncü bir kişiden satın aldığına dair bozma ilamından sonraki savunmasına ve daha sonra yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin aynı yöndeki beyanlarına itibar edilerek davacının mirasçısı olan asli müdahilin davayı kanıtlayamadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak oluşacağından, bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur.
Davalı ...'un, bozma öncesi yapılan 20.06.2013 tarihli keşifte, davaya konu taşınmazların dedelerinden geldiğini açıkça beyan ve imzası ile tasdik ettiği, dinlenen mahalli bilirkişi ... ve davalı tanığı ...'ın da taşınmazların ortak muris ...'dan davalının babası ... 'a miras kaldığını beyan ettikleri dikkate alındığında, bozma sonrasında davalının taşınmazların üçüncü kişilerden satın alındığı yönündeki savunması TMK'nın 2. madde hükmü ile düzenlenen iyi niyet kuralı ile bağdaşmamaktadır.
Davalı taraf taksim hususunda başkaca bir delil de ileri sürmediğine göre taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin davalılar tarafından tereke adına sürdürüldüğünün kabulü gerekmektedir.
S/E
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/3145, K. 2021/694, 3 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama