KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2018/577 E., 2020/5868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... İlçesi ...Köyü çalışma alanında bulunan 124 ada 4, 154 ada 21 ve 173 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 1.168,06, 1.731.68 ve 2.794.82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına. 159 ada 7 ve 170 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 387.53 ve 726.43 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına.
124 ada 3 ve 154 ada 20 parsel sayılı sırasıyla 650.85 ve 154 ada 20 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına ve 125 ada 7, 153 ada 2, 154 ada 27 ve 30 parsel sayılı sırasıyla 902.34, 872.09, 1.502.01 ve 2.214.23 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları, taşınmazların ortak muristen kaldığını ve paylaşılmadığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları, dava konusu taşınmazların müşterek murisleri ...’dan intikal ettiğini ve terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek, miras payları oranında adlarına tescilini talep etmişler; davalılar ise, çekişmeli taşınmazların müşterek murisleri ...’dan intikal ettiğini, kök murisin ölümü üzerine mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu dava konusu taşınmazların kendilerine isabet ettiğini savunmuşlar ve 01.02.2007 tarihli taksim senedini dosyaya sunmuşlardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisi ...’dan intikal ettiği, davalıların dayandıkları taksim iddiasının 01.02.2007 tarihli taksim senediyle doğrulandığı, her ne kadar sözü edilen senette kök muris ...’in kızı ve davacıların yakın miras bırakanları olan ...’ın tüm mirasçılarının imzaları bulunmasa dahi davacılardan ... ve ...’ın taksim senedini imzaladıkları gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazların müşterek muris ...’ten intikal ettiği, murisin ölümünden sonra da terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile taksim edilmediği yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarında ifade edildiği gibi, davalıların dayandıkları 01.02.2007 tarihli taksim senedinde ... mirasçılarından sadece davacılar ... ile ...’un imzalarının bulunduğu, ...’nin diğer mirasçıları olan davacıların bu taksimde yer almadıkları anlaşılmakta olup, bu haliyle tarafların kök murisi ...'ın terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun şekilde taksim edilmediği sabittir.
Hal böyle olunca. Mahkemece, tarafların kök murisi ...'ın terekesi tüm mirasçıların katılımı ile usulünce taksim edilmediğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun bulunmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi;
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/577, K. 2020/5868, 30 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama