KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2018/868 E., 2018/2118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2018
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ..a ....
Mahallesi çalışma alanında bulunan 209 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1989'dan beri 209 ada 1 parsel sayılı 3126 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ... oğlu ...’ın, 209 ada 2 parsel sayılı 3198 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ...’ın, 209 ada 3 parsel sayılı 4616 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ise... oğlu ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi ile tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, 209 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar itiraz edilmeksizin 29.06.2010 tarihinde.
209 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ise ... tarafından Hazine ve ... aleyhine açılan dava sonucunda ... ve ...’ın fiili kullanımında olduğu şerhi ile 26.01.2012 tarihinde (hükmen) tescil edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve kendisinin de 1/4 miras payı olduğu iddiasına dayanarak dava açmış; keşiften sonra yasal danışmanı oğlu ... tarafından taşınmazların davacının kardeşleri ile birlikte ormandan açma yapılarak kullanıldığı ileri sürülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazlardan 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesi ile ilgili bölümüne, davacının miras payı olan 104/2100 oranında zilyet olduğuna ilişkin şerhin eklenmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz; davacı yasal danışmanı ve Hazine vekili tarafından ise katılma yoluyla temyiz edilmiştir.
1- Davacı çekişmeli 209 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kök muris ... Orman'dan kaldığını ve 1/4 oranında miras payı olduğunu belirterek adına kullanım şerhi verilmesini talep etmiştir. Davalılar ise taşınmazın kök muristen gelmediğini ve kendileri tarafından ormandan açma yapılarak kullanıldığını öne sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece dava konusu 209 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden mirasçılar arasında usulüne uygun bir taksim olmadığı ve miras ilişkisinin devam ettiği gerekçesi ile beyanlar hanesine davacının miras payı 104/2100 oranında zilyet olduğuna ilişkin şerh eklenmesi şeklinde hüküm kurulmuştur. Ne var ki, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişisi ve davacı tanıkları taşınmazın tarafların kök murisi ...
Orman tarafından kullanıldığına ve ondan kaldığına ilişkin beyanda bulunmamışlar, taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını beyan etmişlerdir. Hatta keşifte dinlenen davacı tanıklarından ... ve ... 10.02.2015 tarihli duruşmada tekrar dinlenmiş olup taşınmazın kök muris ... Orman tarafından kullanılmadığını açıkça beyan etmişlerdir.
Hal böyle olunca, davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 209 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün BOZULMASINA,
2- Dava konusu 209 ada 2 ve 3 parseller yönünden hüküm davalılar vekili ve katılma yolu ile davacı ...’nin vasisi olduğunu iddia eden ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olup,
Dosya kapsamından ...'nin, davacının vasisi olmayıp, sadece davacıya yasal danışman olarak atanmış olması ve davacı ...’nin ölmüş olması nedeniyle gerekçeli kararın mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... vekili Av. ...’na tebliği sağlandığı halde adı geçen ve vekil tarafından temyiz talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla taraf ve vekil sıfatı bulunmayan ...’nin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/868, K. 2018/2118, 26 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama