KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/6140 E., 2015/8338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamından, sanığın, 20.2.2002 günü gece saat 05.00 sıralarında müştekinin zemin üstü katında bulunan dairesine açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen Mustafa Tunçkılıç ile birlikte geldiği, sanığın aşağıda gözcü kaldığı, ...'ın, alt kat balkon demirlerinden şahsi çeviklik gerektirmeyecek şekilde tırmanarak, buradan mutfak balkonuna çıkıp, muhkem nitelikte olmayan balkon kapısını zorlayıp açarak, 210 TL para, 2 adet cep telefonu ile birlikte oto anahtarını çaldığı,
sanık ve yanındakinin çaldıkları bu anahtar ile park halinde bulunan 31 PNZ 51 plakalı aracı götürdüklerinin anlaşılması karşısında sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 493/2, 80, 522 (pek fahiş) maddelerinde yazılı bulunan suçu oluşturduğu, 5237 sayılı TCK'nın ise 142/2-d, 143, 116/1-4 ve 119/1-c maddeleri kapsamında kaldığı, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2007 gün ve 2007/6-195 Esas ve 2007/197 Karar sayılı içtihadında da vurgulandığı üzere, sanığın, ikamet içinden çaldığı anahtar ile ayrıca ikametin önünde park halinde bulunan aracı da götürmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK'ya göre tek bir suçu oluşturduğu,
bu halde suç vasfının tayininde, en ağır cezayı öngören sevk maddesinin tatbikinin gerektiği, buna göre somut olayda 765 sayılı TCK'nın 80. maddesi ile yapılan uygulama doğru olmakla birlikte 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığının anlaşılması karşısında 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın lehe aleyhe değerlendirilmesi yapılırken 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi de uygulanmak suretiyle ceza arttırımına gidileceği karar yerinde gösterilmiş ise de sonuç ceza bakımından 765 sayılı TCK ile yapılan uygulamanın açıkça sanık lehine olduğu kabul edilmekle yapılan temyiz incelemesinde;
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/6140, K. 2015/8338, 27 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama