KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2015/6223 E., 2015/8826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Tebliğname No
- 6 - 2011/183714
- Mahkemesi
- Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 29/12/2010
- Numarası
- 2010/46 (E) ve 2010/729 (K
- Suç
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, sanığın temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II-Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.'nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde.
5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir.
Esasen iyiniyetli olan satın alanda bulunan ve hırsızlık suçuna konu olan eşyaya el konulamaz. Hırsızlık suçuna konu eşyaya el konulmasına rağmen, failin satın alandan aldığı para veya sağladığı menfaatin satın alana iade edilmemesi halinde, satın alana Devlet eliyle haksızlık yapılmış olur.
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık çaldığı eşyaları iade ettiğini söylemiş ise de şofben iade edilmediği ve çalınan diğer eşyaların da satıldığı hurdacılardan bulunarak müştekiye teslim edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 168/1 maddesi ile uygulama yapılamayacağı anlaşılmakla, TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki hırsızlık suçundan ötürü bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçlar dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin c bendinin aynı maddenin 2 ve 3. fıkraları uyarınca kendi alt soyu dışında kalan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından infaz tamamlanıncaya kadar hak yoksunluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ileri sürdüğü temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/6223, K. 2015/8826, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama