KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/8044 E., 2018/1557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/1-4, 119/1-c maddeleri gereğince zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesi yerine aynı Kanun'un 31/2. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza indirimi yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak
1-Suça sürüklenen çocuklar ..., ... açısından kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK'nın 31. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmedilmesi,
2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hüküm kurulurken yaş küçüklüğü nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/8044, K. 2018/1557, 13 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama