KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/809 E., 2017/3025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın hazır bulunduğu karar tarihli celsede, 5237 sayılı TCK'nın 143 maddesinin uygulanma ihtimalina binaen sanığa 5271 sayılı CMK'nın 226 maddesine uygun olarak ek savunma hakkı tanındığının anlaşılmasına göre, tebliğnamedeki 2 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, yaşları nedeni ile evrakı tefrik edilen kardeşleri .... ve ... ile beraber suç tarihinde geceleyin 22.30-23.00 sıralarında katılanın yetkilisi olduğu şirket tarafından yer altına döşenmiş haldeki kabloları keserek çıkarıp çalmaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 141. maddesi ile hüküm kurulması,
2-21.12.2013 tarihli olay tutanağına göre, kabloların çalındığı ihbarı ile yapılan araştırmada içinde soyulmuş kablo bakırı ile kablo parçası bulunan hurda aracı sahipleri.... ve....'in eylemlerini ikrar etmeleri ile adresine gidilen sanığın da eylemini ikrar edip kabloların bir kısmını ikametinden kendi rızası ile teslim ettiğinin ve katılanın kovuşturma aşamasında sanık hakkında kısmi iade nedeni ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına muvafakat ettiğinin anlaşılmasına göre, sanık hakkında uygulanma olanağı bulunan 5237 sayılı Kanun'un 168/1 maddesi şartlarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/809, K. 2017/3025, 15 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama