KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2016/9662 E., 2018/4433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mahkemenin yargılamayı çocuk mahkemesi olarak yaptığı, bu bağlamda müdafii atadığı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 3/1-b fıkrasına göre yargılamanın Çocuk Mahkemesi sıfatı ile yapılması gerekliliğine muhalefet edilmesi ile uygulanan kanun maddesinin TCK'nın 31/2. maddesi yerine 31/1. maddesi olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve eylemi uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı gözetilip yüklenen suçu gece vakti işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sosyal inceleme raporu ücretinin zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bilirkişiye ödenen 120,00 TL'nin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı davranılması,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/9662, K. 2018/4433, 2 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama