KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2019/2 E., 2019/3464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğnamedeki istek
- Onama
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İnşaat halindeki yerden suça konu eşyanın çalınması şeklinde meydana gelen olayın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesine konu hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen sanığın aynı Yasa'nın 142/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması, sonuca etkili olmadığından,
hükmün gerekçesinde her ne kadar sanıkların suça konu kabloları aldıkları yeri göstermeleri suretiyle çalınan eşyanın mağdura iadesini sağladıkları belirtilmişse de sanık ...'ın ve temyiz dışı sanık.... 'in kolluk ifadelerinde suça konu eşyayı bir inşaattan aldıklarını ancak neresi olduğunu tam olarak bilmediklerini beyan ettikleri, .... 'e kolluk tarafından yaptırılan teşhis işlemi sonucu suça konu kabloların mağdura ait olduğunun anlaşılarak iade edildiği anlaşılmakla;
koşulları oluşmamasına rağmen dosya kapsamına aykırı gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nun 168/1. maddesi uyarınca indirim uygulanması sonucu sanık hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından, Anayasa Mahkemesinin hükümden önce 24/11/2015 tarih 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararı kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca suçun işlendiği zaman dilimi ile aynı fıkranın (d) bendi uyarınca sanığın gözaltında kaldığı tarihin ve sürenin gerekçeli karar başlığında yazılması gerekirken yazılmaması, mahallinde giderilebilir eksiklikler olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2019/2, K. 2019/3464, 18 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama