KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2019/205 E., 2019/7309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
29/04/2014 tarihli hükümlerde, sanığın hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararlara yönelik olarak sanığın temyiz isteminde bulunduğu, Dairemizin 27/11/2017 tarihli, 2015/25887 Esas ve 2017/14617 Karar numaralı ilamı ile sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hükümlerin bozulmasına karar verildiği; bunun üzerine,
mala zarar verme suçu yönünden kesinleşmiş bir karar bulunmamasına karşın, mahkemece mala zarar verme suçun yönünden daha önce kesin nitelikte karar verildiğinden ve bu kararın kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmişse de, söz konusu kararın yok hükmünde olduğu anlaşılmakla; mala zarar verme suçundan zamanaşını süresi içinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığa yargılama gideri olarak yükletilen zorunlu müdafiilik ücretinin, 5271 sayılı CMK'nun 101/3. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında yapılan sorgusu esnasında mahkemece sanığa savunmak üzere birer avukatın görevlendirilmesinden kaynaklandığı ve yasal zorunluluğa dayanması nedeniyle, zorunlu müdafi için ödenen avukatlık ücretinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Zorunlu müdafiye ödenen ücret düşüldükten sonra, bozma ilamından önce yapılan 16,00 yargılama giderinin, 6352 sayılı Yasa'nın 100. maddesi ile CMK'nun 324. maddesinin 4. fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğu ve bu nedenle sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin göz ardı edilmesi,
3-Önceki hüküm sanık tarafından temyiz edilmiş olduğundan, sanığın lehine olan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2019/205, K. 2019/7309, 14 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama