KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2019/4908 E., 2019/15866 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın temyiz dilekçesi kapsamının yalnızca mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede: Sanığın suça konu eşyaları çalarken rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutad olmayan odalarına girmesi karşısında; mağdurlar ... Başer ve ...’a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Mağdurlar ... ve...’e yönelik hırsızlık suçları bakımından; sanığın, aynı oda içerisinde bulunan ve farklı kişilere ait olduğuna dair işaret, iz, emare olmayan mağdur ...’a ait masa üzerinde duran cep telefonu ile yine bu odadaki dolap içerisindeki mağdur ...’e ait kol çantasının çalındığı olayda;
sanığın bu eşyaların birden fazla kişiye ait olabileceğini bildiğine dair dosyada delil olmaması karşısında hakkında tek bir hırsızlık suçundan hüküm kurulmasına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden ve mahkemenin takdiri indirim uygulamama gerekçesi yeterli görüldüğünden, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, Ceza Genel Kurulu’nun 23/02/2016 tarih, 2013/13-592 Esas ve 2016/94 Karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere, sanığın suça konu telefonları emaneten bıraktığını ifade ettiği kovuşturma aşamasında da dinlenen tanık ...’dan alınarak mağdurlara iade edildiği,
ancak tanığın beyanına göre sanığa 3.600,00 TL borç para vermesi karşılığında rehin olarak bu telefonları bıraktığı, bu nedenle tanık ...’nın zararını karşılamadığı anlaşılmakla; sanığın artık üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyaları rehin olarak bıraktığı kişiyi söylemesi sonucu eşyaların bu kişiden alınarak mağdura iade edilmesinin TCK’nun 168. maddesi kapsamında bizzat pişmanlık gösterilerek gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceğinden etkin pişmanlık şartları oluşmamasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanması sureti ile eksik ceza tayini,
aleyhe temyiz bulunmadığından ve Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararları da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2019/4908, K. 2019/15866, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama