KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2020/7314 E., 2020/4427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2020
- Mahkeme kararı
- Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/06/2013 tarih, 2012/163 Esas ve 2013/73 Karar
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Suç
- Hırsızlık
Karar Metni
1.113 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından yapılan yargılama sonucunda; 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 62 (2 kez) maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay ve 116/1, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ilişkin Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/06/2013 tarih, 2012/163 Esas ve 2013/73 Karar sayılı kararına ilişkin kanun yararına bozma talebi üzerine;
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 03/12/2019 tarih, 2019/12983 Esas ve 2019/15264 Karar sayılı kararıyla;
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki bozma istemi yerinde görüldüğünden, Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2013 tarih, 2012/163 Esas ve 2013/73 Karar sayılı kararının hüküm fıkrası bölümündeki (F) maddesinin 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca bozma sebeplerine ilişkin müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12.02.2020 tarih ve 2019/80635 sayılı yazısı ile;
ANLATIM VE TALEP
" Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 62. (2'şer kez) maddeleri gereğince 2 defa 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarih, 2012/163 Esas ve 2013/73 sayılı kararını kapsayan dosyasının incelenmesinde, sanığın katılan ...'a yönelik iddianamede de anlatıldığı şekilde bir kez suç işlemesine rağmen, anılan Mahkemece sanık hakkında sabit görülen fiiline uyan sevk maddeleri gereği uygulama yapılırken, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 62. maddeleri gereğince iki kez uygulama yapılması
suretiyle fazla ceza verilmesinde isabet görülmediğinden, Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli ve 163-73 sayılı kararının kanun yararına bozulması lüzumu T. C. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 22.07.2019 tarihli yazılı istemlerine dayanılarak ihbar olunmakla, anılan kararın 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.08.2019 günlü ve 2019/80635 sayılı tebliğnamesiyle bozma talebi sunularak ilgili dosya Yargıtay 17. Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir.
Yüksek Yargıtay 17. Ceza Dairesi, 03.12.2019 gün, 2019/12983 Esas ve 2019/15264 sayılı kararı ile Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin kararının kanun yararına bozulmasına karar vermiş, 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesi çerçevesinde yapılan incelemede, Yüksek 17. Ceza Dairesinin anılan kararına karşı aşağıda açıklanmaya çalışılacak nedenlerden dolayı itiraz edilmesi zorunluluğu doğduğu " belirtilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
" İtirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık; sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunduktan sonra, aynı hükmün kopyalanıp yapıştırılması suretiyle ikinci kez 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunması ve diğer sanık ...'ün tekerrüre esas sabıka kaydı nedeniyle TCK'nın 58. maddesinin uygulanması halinde ikinci kez kurulan hüküm yönünden CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurulup vurulamayacağının belirlenmesine yöneliktir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenen kanun yararına bozma kurumu; hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur.
Somut olayda; sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış, kovuşturma sonucunda sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, sanık ... hakkındaki kararın yazımına geçilmiş, bu aşamada sanık ... hakkındaki hükümler kopyalanıp yapıştırıldıktan sonra diğer sanık ...
Balsügün'ün tekerrüre esas olan sabıkası da yazılarak... hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına hükmolunmuş, kısa karar oluşturulurken; ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan "..." ismi Hâkim tarafından "..." olarak elektronik ortamda düzeltilmesine rağmen, hırsızlık suçundan kurulan hükmün kısa kararının metin kısmında yer alan “...” isminin düzeltilmesi unutulmuş, bu nedenle kararın çıktısı alındıktan sonra Mahkeme Hâkimi tarafından "..." isminin üzeri kalemle çizilip elle ...’ün ismi yazılıp paraf edilmiş, ancak gerekçeli karar metni üzerinde ve UYAP’ta bu düzeltme yapılmamıştır.
Bu şekilde gerekçeli kararla kısa karar arasında ıslak imzalı karar yönünden karışıklık ortaya çıktığı, kararın sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Başsavcılığımız tarafından düzenlenen tebliğnamede... yönünden hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından görüş bildirildiği, Yüksek Yargıtay 17. Ceza Dairesi tarafından yapılan incelemede sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümdeki bu kısmi karışıklık fark edilmeden hükmün onandığı,
bu nedenlerle sanık ... hakkında hırsızlık suçundan mükerrer hüküm kurulmuş gibi bir hatanın ortaya çıktığı anlaşılmış ise de, kısa kararın Mahkeme Hâkimi tarafından ... olarak paraf edilmesi ve kararda sanık ...'in adli sicil kaydında bulunan sabıka kaydı dikkate alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanması karşısında hükmün sanık ... hakkında kurulduğunda bir tereddütün bulunmadığı kanaatine varılmış, bu nedenle sanık ... hakkında Yüksek Dairenizin 12.11.2018 tarihli ve 5243-14194 sayılı ilam ile hırsızlık suçundan verilen onama ilamına da CMK'nın 308. maddesi uyarınca itiraz edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; sanık ... hakkında hırsızlık suçundan ikinci kez mükerrer olacak şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmadığından, başka bir ifadeyle ikinci kez mükerrer kurulduğu iddia edilen hükmün sanık ... hakkında kurulduğu anlaşıldığından, Yüksek Dairece, Adalet Bakanlığı tarafından ihbar olunan kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi Kanuna aykırı görüldüğünden 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulduğu" belirtilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM
Açıklanan gerekçelerle; " Açıklanan gerekçelerle; 1) İTİRAZIMIZIN KABULÜ ile Yüksek Dairenizin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/12983 esas, 2019/15264 sayılı kararının kaldırılması, 2) Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2013 tarihli ve 2012/163 esas, 2013/73 sayılı kararına karşı yapılan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE karar verilmesi, 3) Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesi uyarınca itirazen arz ve talep olunur. " şeklinde istemde bulunulması üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
İTİRAZIN KAPSAMI
Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan ikinci kez mükerrer olacak şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmadığından, ikinci kez mükerrer kurulduğu iddia edilen hükmün sanık ... hakkında kurulmasından dolayı Dairemizin kanun yararına bozma yasa yolu sonucu verilen bozma kararımızın kaldırılması talep edilmiştir.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2020/7314, K. 2020/4427, 2 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama