KÜNYE
17. Ceza Dairesi 2020/815 E., 2020/3565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf isteminin esastan reddi
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma
Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/46 Esas ve 2019/138 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine karşı, sanık ve müdafiinin CMK'nın 272 ve müteakip maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna başvurması üzerine; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 26.06.2019 gün, 2019/1870 Esas, 2019/1395 Karar sayılı "Esastan Red" kararına karşı, sanık müdafii tarafından usulüne uygun olarak açılan temyiz davası incelenip görüşüldü; I-Sanık hakkında müştekiler ... ve...’ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, zorunluluk hali nedeniyle eylemin işlendiği, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu, lehe hükümlerin ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre, kurulan hükümde fiilin uyduğu suç ve kanun maddelerinin doğru olarak uygulandığı, verilen ceza miktarına göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE,
II-Sanık hakkında müşteki ...’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, zorunluluk hali nedeniyle eylemin işlendiği, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu, lehe hükümlerin ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiri ile anılan hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kararı nazara alındığında diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin aşamalarda alınan beyanında, 28.09.2018 tarihinde saat 16.30 gibi evden ayrıldığını, 29.09.2018 tarihinde saat 16.00 civarında eve döndüğünde hırsızlığı fark ettiğini belirttiği, sanığın 01.01.2019 tarihli savcılık ifadesinde, müşteki ...’in evine akşam 20.00 saatlerinde girdiğini, yine sanığın 06.02.2019 tarihli mahkeme savunmasında da eylemi saat 20.00 civarında işlediğini beyan ettiği, soruşturma aşamasında dinlenen tanık ...’un ise 28.09.2018 tarihinde saat 19.00 civarında hırsızlığı fark ettiğini söylediği, suç tarihi itibarıyla gece vaktinin saat 19.11’de başladığı anlaşılmakla tanık ...’un dinlenerek eylem saatinin netleştirilerek sonucuna göre TCK’nın 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2020/815, K. 2020/3565, 9 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama