İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2006/1292 K.2006/6387

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Çepni Belediyesi tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2006/1292Karar2006/6387Tarih10 Temmuz 2006Okuma4 dk · 843 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2006/1292 E., 2006/6387 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Temmuz 2006
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

843 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Çepni Belediyesi tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında 376 ada 2 parsel sayılı 97605,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz birden fazla tapu kaydı bulunması nedeni ile malikhanesi boş bırakılarak malikinin mahkemece belirlenmesi için kadastro tutanak ve ekleri kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu parselin davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... Belediyesi tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 20.9.2005 günlü rapor ekindeki krokide taşınmazın “C” harfi ile gösterilen 22500 metrekarelik bölümünün hazine ve belediyenin tarafı bulunduğu tescil ilamına dayalı olarak oluşturulan 22500 metrekarelik yüzölçümlü kasım 1997 tarih 7 nolu tapu kaydı ve krokisi kapsamında kaldığının keşif ve uygulama ile saptanmasına,

tescil ilamının ve ona göre oluşturulan tapu kaydının ilamın tarafları olan belediye ve hazineyi de bağlayacağına, kesin hükmün kamu düzeni ile ilgili olması yanında olumsuz dava koşullarından olup kesin hükmün varlığı halinde başkaca delil aranmayacağına, kesin hüküm karşısında belediyenin tapusuna bir değer verilemeyeceğine, bu durumda mahkemece kesin hüküm kuralı uyarınca taşınmazın

... adına tesciline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı belediyenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu yerle ilgili usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA,

2- Taşınmazın aynı krokide “A” harfi ile gösterilen 40644.01 metrekarelik, ve “B” ile işaretli 34461.61 metrekarelik bölümleriyle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece “A” ile işaretli bölümün davacının dayandığı Eylül 1996 tarih 3 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı “B” ile işaretli bölüm üzerinde de davacı ... yararına irsen intikale ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu ve bu durumda belediye tapusuna değer verilemeyeceği gerekçesiyle yazılı olduğu üzere taşınmazların ... adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma,

inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacı ...’ın dayandığı Eylül 1996 tarih 3 nolu tapu kaydının A ile işaretli bölüme uygunluğu yerel bilirkişi tarafından haber verildiği gibi bu husus fen bilirkişisi raporu ile de doğrulanmıştır. Tapu kaydı, hazinenin ve belediyenin tarafı bulunduğu tescil ilamına dayalı olarak oluşturulmuştur. Kaydın miktarı 32750 metrekaredir.

Kadastro sırasında düzenlenen harita ve paftasına göre taşınmaza kuzey yönden ...sınır teşkil etmektedir. Buna karşın, tescil davasının görülmesi sırasında düzenlenen vede hükme esas alınan 22.6.1987 günlü fen bilirkişisi rapor ve krokisinde tescil davasına konu olan yer ile ...arasında hali ve sazlık bir alanın bulunduğu açıkca görülmektedir. Keza taşınmazın yine tescil krokisinde batısında hali ve sazlık alan bulunmaktadır.

İlamın kesinleştiği tarih ile kadastro tesbit tarihi arasından 20 yıllık süre geçmemiştir. Öte yandan 3402 sayılı Kadastro Yasasının 20/A maddesinde kayıt ve belgelerin kapsamlarının harita, plan ve krokisindeki sınırlara değer verilerek belirleneceği öngörülmüştür. Hal böyle iken tescil ilamı ve dayanağı kroki gereği gibi yerine uygulanarak tescil kararı verilen yerin taşınmaz içerisindeki konum ve miktarı açıkca gösterilmemiştir.

Tescil davasının açıldığı sırada taşınmazın kuzey ve batısı hali ve sazlık arazisi ile çevriliği olduğuna ve bu tür sınırların değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardan olması karşısında ilam tarihi ile de kadastro tesbit tarihi arasında 20 yıllık sürede geçmediğine göre kayıt miktar fazlasının tescil davasının açıldığı tarihten sonra kazanıldığının kabulü gerekir.

Mahkemece bu yön nazara alınmadan taşınmazın tümünün davacı adına tescili yoluna gidilmiş olması doğru değildir.

Taşınmazın (B) ile işaretli bölümüne gelince; gerek söz konusu yerin ve gerekse 2 nolu parselin geri kalan (C) ve (A) ile işaretli bölümlerinin ve de dava dışı 1 nolu parselin 20.9.2005 günlü krokide D ile işaretli 52394.38 metrekarelik bölümünün belediyenin dayandığı Eylül 1959 tarih 97 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı keşif ve uygulama ile belirlendiği gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir.

(A) ile işaretli bölümün 32750, C ile işaretli 22500 metrekarelik bölümleri tescil ilamına ve dolayısıyla buna göre oluşturulan tapu kayıtlarının kapsamlarında kaldıklarına ve kesin hükmünde taraflarını bağlayıp mahkemece re’sen nazara alınacağına göre davalı belediyenin (C) ile işaretli bölümün tümü ile (A) ile işaretli bölümün 32750 metrekarelik kısımlarına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ne varki, ...

(B) ile işeratli bölümün miras bırakanı babası ...ten kalıp taksim sonucu kendisine isabet ettiğini ileri sürdüğüne ve de taşınmazın belediye tapusu kapsamanda kaldığına nazaran, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olmadığı ve tapunun oluşturulduğu tarihe kadar taşınmazda babası ...in ve kendisinin 20 yılı aşkın süre zilyet olduğunu kanıtlaması gerekir.

Bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazların kaçak ve kişilerden kalma yerlerden olmadığını bildirmekle beraber Noğman ve babası ...in zilyetliklerinin başlangıç tarihi süresi ve sürdürülüş biçimi konusunda kesin beyanda bulunmamışlar ancak kendimizi bildik bileli davacının babası Mehmet ve davacı ...’ın kullandığını söylemişlerdir. Zilyetlik ve sürdürülüş içimi maddi olaylardandır.

Kendimi bildim bileli tabiri soyut içerikli olup zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresini tam anlamı ile tanımlamaya yeterli değildir. Hal böyle iken mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı belediyenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile dava konusu 376 ada 2 nolu parselin 20.6.2005 günlü krokide A ve B harfleri ile gösterilen bölümleri ile sınırlı olmak üzere hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 10.7.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2006/1292, K. 2006/6387, 10 Temmuz 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/1292
Karar No
2006/6387
Tarih
10 Temmuz 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/1295 K.2006/7852
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/1299 K.2006/7089
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2006/1299 K.2006/6729
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/1301 K.2006/7469
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2006/1303 K.2006/4201
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/1304 K.2006/8563

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.