KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2006/2450 E., 2006/3866 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı, davalıya ait sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla dava hakkını temlik aldığı ...'a ait ... plakalı araca çarptığını davalının %75 kusur oranına isabet eden 1.950.00.YTL'sı hasar bedeline ilişkin takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline 1.950.00.YTL'sı tazminatın dava tarihinden itibaren %70 yasal faiziyle tahsiline, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikle yetki ve husumet yönünden reddini zararın sigorta şirketi tarafından ödendiğini tazminata karar verilmesi halinde 668.088.000.TL'sı alacağın icra masarafları ve feriyle birlikte takas ve mahsubunu savunmuştur.
Mahkemece iddia asvunma toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf tamir giderlerini kapsayan 27.10.2000 tarihli faturaya dayanarak 1.950.000.000.TL'sı üzerinden icra takibi yapmıştır. Yapı Kredi Sigorta A.Ş'nin eksperi tarafından belirlenen hasara KDV eklendiğinde davacı tarafın hasar tutarı 1.081.000.000.TL'sına ulaşmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de davacı tarafın hasar bedeli sigorta eksperinin belirlediği değere uygun belirlenmiştir.
Ancak davacının gerçek zararının belirlenmesi için aracın tamirinde orjinal parçalarının kullanılması ve orjinal parça değerlerinin esas alınması gerekir. Sigorta eksperinin tamirde (çıkma)kullanılmış parça kullanılması nedenine dayalı olarak zarar belirlemesi isabetli değildir. Keza işçilik giderlerinin de çıkma parçalar kullanılması halinde normalden fazla olacağının yeterli ve açık izahı yapılmamıştır.
Davacı tarafın harcama faturası ile bilirkişi raporundaki zarar miktarı arasında önemli fark vardır Bu konularda bilirkişiden açıklayıcı rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUC
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2006/2450, K. 2006/3866, 1 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama