KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2006/3069 E., 2006/5839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı tapu kaydına ve kadastro öncesi sebebe dayanarak genel kadastro sonucu davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ve tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın mera olmadığı davacı yararına satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Daha önce yapılan kadastro çalışması sırasında taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiş, davacı, adına kayıtlı 14.7.1970 tarih 10 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak iptal ve tescil isteğiyle dava açmıştır.
Tesbit nedenine, ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık, dayanılan tapu kaydının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, kapsamaması halinde taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, mera olmaması durumunda da davacı yararına zilyetliğe dayalı taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Davacı tapu kaydına dayanmasına karşın uygulaması yapılmamış karar yerinde nedenleri gösterilmemiştir.
Kayıtlar sahibi lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil edeceğine nazaran uygulamasının yapılıp taşınmaza ait olmadığının ve ait olması halinde de kapsamının kesin olarak saptanması gerekir. Tapu kaydı 19.1.1942 tarih 3 nolu sicilden gelip sınırları doğusu
Derviş oğlu ... tarlası, batısı ... oğlu ... tarlası, kuzeyi mihralı harkı güneyi çimen mera okumakta olup miktarı 7.200 metrekaredir ve miktarı ile davacı adına tesbiti kesinleşen bitişik aynı ada 1 nolu parsele revizyon görmüştür. Mera sınırı içeren kayıtların kapsamlarının yüzölçümleri ile geçerli olacağından duraksamamak gerekir. Nevarki yukarıda açıklandığı üzere kaydın uygulaması yoluna gidilmemiş bilirkişi ve tanık sözleri ile yetinilerek hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez.
O halde öncelikle taşınmazın mera olarak tesbitinin yapıldığı gözetilerek Gevaş Belediye Başkanlığının davaya katılımı sağlanmalı, belediyeye istemi halinde komşu köy yada mahallerden yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla tüm tesbit bilirkişileri vede belediye başkanlığınca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak dayanılan tapu kaydı taşınmazı ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi uygulanmalı,
kaydın doğu sınırında yazılı ............ tarlaları ile kuzeyinde okunan mihralı arkının neresi olduğu arazi üzerinde bilirkişilere göstertilip yerleri düzenlenecek krokiye işaret ettirilmeli, komşu 2 nolu parselin ... oğlu............ ile akdi yada irsi ilişkisinin ne olduğu ve mihralı arkı olarak bilinen arkın taşınmaza doğudan ve ikinci derece sınır teşkil edip etmediği bilirkişi ve tanıklardan sorulup açıklığa kavuşturulmalı, mihrali arkının nereden geçtiğinin saptanamaması,
komşu 2, 4 ve 3 nolu parsellerin tesbit malikleri yada miras bırakanları ile tapu kaydının sınırlarında okunan kişilerin herhangi bir bağlantılarının olmaması durumunda kaydın taşınmaza uygunluğunun kabulüne olanak bulunmadığı düşünülmeli, kaydın uyması halinde kapsamının yüzölçümü ile geçerli olacağı nazara
alınmalı, krokide taşınmazın doğu sınırında gösterilen hendekten sonra gelen komşu taşınmazın parsel numarası krokisine işlettirilip kadastro tutanağı ve dayanağı kayıtlarla, 1 nolu parselden sonra gelen komşu taşınmazların parsel numaraları aynı şekilde belirlenip tutanağı ve dayanağı kayıtlar getirtilerek taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı,
gerek 506 ada 4 ve gerekse 505 ada 3 nolu parsellere revizyon gören sonraki tarihli tapu kayıtlarının tescil ilamına göre oluşturulmaları nedeniyle dava konusu taşınmaz yönünü davacının satıcısı ... okumalarının tek başına dayanak tapu kaydının taşınmaza ait olduğunu ve kapsamına aldığının kabulünü gerektirmeyeceği, resmi kayıt ve belgelere aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemeyeceği düşünülmeli, tapu kaydının taşınmaza uymaması durumunda bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı,
değilse davacının ve satıcının zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamaları izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2006/3069, K. 2006/5839, 27 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama